Zum Inhalt springen
PodcastsIslamMevlana Takvimi

Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2490 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    SANDALYEDE NAMAZ KILMAK CÂİZ Mİ?-14 EYLÜL 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    14.09.2026 | 2 Min.
    Namazı ayakta kılamayacak kadar hasta ve özürlü olanlar namazlarını oturarak kılarlar. Oturabilse bile, Tahiyyatta oturamayacak kadar hasta olanlar bağdaş kurarak otururlar ve rükûda biraz eğilerek secdelerini de tam yaparak namazlarını kılarlar. Secde yapamayanlar, namazlarını rükûda biraz eğilerek, secdede de ondan daha fazla eğilerek kılarlar. Secde yapmak için önlerine yüksekçe bir şey koymalarına lüzum yoktur. Üzerine secde etmek için, önlerine yastık veya rahle gibi bir şey koymak mekruhtur. Bu şekilde de namaz kılamayacak olanlar, oturup ayaklarını kıbleye doğru uzatarak kılarlar. Bunu da yapamayanlar, rahat edebildikleri şekilde yan üstü yatarak (yapabilirlerse sağ taraflarına yatarak) namazlarını imâ (baş hareketiyle) kılarlar. Yan üstü de yatamayanlar, ayakları kıbleye doğru uzatılıp upuzun yatırılır. Başının altına bir yastık konularak, mümkün oldukça başı kıbleye döndürülmüş olur. Böylece namazını îmâ ile kılar. Dikkat edilirse, bu sıralamada sandalye ve koltukta namaz kılma tarifi yoktur. Acaba eskiden sandalye ve koltuk yok muydu veya bilinmiyordu da onun için mi fıkıh kitaplarımızda “Sandalye ve koltukta namaz” konusu yok? Hayır! Vardı ve Peygamberimiz (s.a.v.) zamanından beri sandalye de koltuk da biliniyordu. Kur’an’da, Bakara Sûresi’nin 255. Âyeti, Âyetül Kürsî’dir. Kürsî; sandalye - koltuk demektir. Öbür taraftan Yasin Sûresi 56. Âyette, cennetlikler hakkında “Onlar ve eşleri, gölgelerde koltuklara (kurulup) yaslanmışlardır” buyuruluyor. Peygamberimiz (s.a.v.) zamanından beri koltuk da sandalye de bilindiği halde, fıkıh kitaplarımızda sandalye veya koltukta namaz kılınacağına dair bir tarif ve kayıt bulunmuyor. Öyle bir kimse ki, hayatı tekerlekli sandalyededir. Bu kimse, tabii ki namazlarını üzerinde bulunduğu / yaşadığı bu tekerlekli sandalyede kılacaktır. (Muhammed Alaaddin, Üç Boyutuyla İslam, s. 294)
  • Mevlana Takvimi

    ALLÂH (C.C.) MİSAFİRLERİ-13 EYLÜL 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    13.09.2026 | 2 Min.
    "Mü’minin kalesi üçtür: Mescit, Allâh’ın zikri, Kur’ân okumak. Bir kimse, sayılan üç şeyden birine sığınırsa şeytanın kötülüğünden kurtulmuş olur." Hz. Ömer (r.a.) şöyle der: "Camiler, yeryüzünde Allâh’ın evleridir. Orada namaz kılanlar Allâh’ın ziyaretçileridir. Ziyaret edilene, yâni ev sahibine, ziyaretçisine ikram etmek düşer". Fakih anlatıyor: "Mescitlere hürmet, on beş şekilde yapılır. Şöyle ki: 1. Eğer cemaat oturuyorsa içeriye girilince selâm verilir. Mescitte kimse yoksa veya namaza durmuşlarsa, şöyle söyler: "Esselâmü aleynâ min Râbbina ve alâ İbâdillâhis-sâlihîn." (Râbbimizden bize ve Allâh’ın sâlih kullarına selâm olsun.) 2. Oturmadan önce iki rekat namaz kılmalı. Bu konuda, Resûlullâh (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Her şeyin bir selâmı vardır. Mescidin selâmı da iki rekât namazdır." 3. Mescidin içinde bir şey alıp satmamalı. 4. Mescidin içinde kılıç çıkarmamalı. 5. Kaybettiği bir şeyini bulmak için bağırmamalı. 6. Allâhü Teâlâ’nın zikri dışında bir şey için sesini yükseltmemeli. 7. Boş söz söylememeli. 8. İleri saflara geçmek için cemaatin omuzlarına basmamalı. 9. Orada, oturmak için hiç kimse ile çekişmemeli.10-Safa girmek için hiç kimseyi sıkıştırmamalı.11. Namaz kılanın önünden geçmemeli. 12. Mescide tükürmemeli. 13. Parmaklarını çıtlatmamalı 14. Orada Allâhü Teâlâ’yı çok anmalı ve O’nu hiç unutmamalıdır. 15. Mescidi pislikten, delilerden ve çocuklara oyun yeri olmaktan korumalıdır. Hasan (r.a.), Resûlullâh (s.a.v.)’ın şöyle buyurduğunu anlattı: "Ümmetim üzerine öyle bir zaman gelecek ki, mescit içerisindeki konuşmaları, dünya işleri için olacaktır. Allâh ile bir işleri yoktur, onlarla oturmayınız." (Ebu’l-Leys es-Semerkandi , Tenbihü’l- Gafilin s.351-352)
  • Mevlana Takvimi

    SEVGİ DE ÖFKE DE ALLAH İÇİN-12 EYLÜL 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    12.09.2026 | 2 Min.
    Bu mektûb Şeyh Muhammed Ma’sûm “kuddise sirruh” Serhendî Hazretleri tarafından, Mirzâ Ubeydüllah beğe yazılmışdır. Bazıları zan eder ki, tasavvuf, kendi hâline bakıp, başkasına karışmamak, kimseye ilişmemekdir. Bu, doğru değildir ve dinde yara açmağa sebeb olur. Ebû Bekir-i Sıddîk (r.a.)’a bağlanan büyüklerin yolu, sünnet-i seniyyeye ittiba ve bid’atlerden kaçmak olduğu kitâblarında yazılıdır. Emr-i ma’rûf ve nehy-i münker ve buğd-ı fillâh ve cihâd-ı fî sebîlillâh, Peygamberimizin (s.a.v.) sünnetinden, belki islâmiyyetin vâciblerinden ve farzlarındandır. O hâlde, emr-i ma’rûfu terk etmek, bu büyüklerin yolunu terk etmek olur. Hâce Mu’înüddîn-i Çeştî buyurdu: Dostun yolu çok ince ve tehlikelidir. Herkese nasîhat et ve tehlikeyi bildir! Fudayl bin Iyâd Hazretleri buyurdu: Bid’at söyleyenleri ve yapanları sevenlerin ibâdetlerini, Allahü teâlâ kabûl etmez ve kalblerinden îmânlarını çıkarır. Bid’at sâhibini sevmeyenin ibâdeti az olsa da, Allahü Teâlânın bunu afv buyurmasını ümmîd ederim. Yolda bid’at sâhibine karşı gelirsen, yolunu değiştir! Şeyh Seyyid Abdülkadir Geylâni Hazretleri buyurdu ki: Bir kimse, bir bid’at meydâna çıkarsa veyâ bir bid’ati işlese, Allahü teâlânın ve meleklerin ve bütün insanların la’neti, onun üzerine olsun. Peygambere (s.a.v.) tâbi’ olan, insanları da’vet etmekde ve emr-i ma’rûf, nehy-i münker etmekde de tâbi’ olur. Bunları yapmayan, Ona hakikaten tâbi’ olmuş değildir. Allahü teâlâ, Mûsâ (a.s.)’a sual etti: Benim için ne işledin? Cenâb-ı Hak buyurdu: Yâ Mûsâ! Dostlarımı benim için sevdin mi ve düşmanlarıma benim için düşmanlık etdin mi? Muhabbet, sevgilinin dostlarını sevmeği, düşmanlarına düşmanlık etmeği îcâb eder. (Şeyh Muhammed Ma’sûm Serhendî, Mektûbât, c.4, Mektup 29)
  • Mevlana Takvimi

    ZİYNETLERİN ZEKAT-11 EYLÜL 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    11.09.2026 | 2 Min.
    Soru: Yedi bileziği bulunan, ama evleri eşyaları olmayan ve bir maaşla kıt kanaat geçinen bir kadının zekât vermesi gerekir mi? Cevap: Altınların toplam ağırlığı yaklaşık 85 gr. kadar ya da daha fazla ise, borcu yoksa, kıt kanaat yaşamalarına rağmen, altınları bozdurmayıp onları, tam bir yıl (365 gün) elinde bulundurmuşsa, başka bir şeyi olmasa dahi zekâtlarını vermesi gerekir. Hanefîlerin görüşü budur. Soru: Altın ve gümüş gibi zamanla değeri yükselip alçalan kıymetlere zekât lazım geldiğini biliyoruz. Ama inci, yâkut, zebercet gibi değeri daima sâbit olan mücevherata zekât lazım gelir mi? Cevap: Bu gibi mücevher ve taşlar alınıp satılarak ticaret malı olmakta iseler kıymetlerinden zekât lazım gelir. Ama evde ziynet ve hâtıra olarak bekliyorsa zekât lâzım gelmez. Soru: Bir evde birkaç hanım bulunmaktadır ve bunların da az veya çok altınları zînet olarak takındıkları görülmektedir. Bunların hesaplanması ve zekâtlarının verilmesinde nasıl hareket etmek gerekir? Cevap: Ev içindeki hanımların altınları tamamen kendilerinin malıdır. Bunların ayrı ayrı tartılıp hesaplanması gerekir. Hepsininkini birden teraziye koyup tartmak yanlıştır. Ev sâhibinin hanımına ait olan ayrı tartılacak, evdeki gelininki ayrı tartılacak ve kızın altını ayrı tartılacaktır. Bunların hangisi 80.18 gramı buluyorsa ona zekât verilecektir. Bu zekâtın verilmesi, altının sâhibi bulunan hanım tarafından ödenecektir. (Nurgül Dere, Müslüman Hanımın El Kitabı, s. 197-198)
  • Mevlana Takvimi

    HZ. EBUBEKİR (R.A.) CENNETTEKİ DERECESİ -10 EYLÜL 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    10.09.2026 | 2 Min.
    Abdullah İbni Abbas (r.a.)’dan rivâyet edilmiştir. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur ki: “Bir kimse vardır ki, cennete girdiği zaman, saraylarda, köşklerde ve evlerin odalarında bulunanların hepsi ona selâm verip hoşgeldin, derler”. Hz. Ebûbekir (r.a.): "Yâ Resûlullâh (s.a.v.), biz o kimseyi, o saray ve köşklerde görebilir miyiz?" dedi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.): “Evet, o kimse sensin ey Ebû Bekir”, buyurdular. Abdullah İbni Abbas (r.a.)’dan rivâyet olunan diğer bir hadis-i şerifte: "Biz Peygamber (s.a.v.)’in yanında bulunuyorduk. Hz. Ebûbekir (r.a.)’ın ismi Peygamber (s.a.v.) huzurunda anıldı. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.), “Ebûbekir’e (r.a.) kim benzeyebilir? İnsanlar beni yalanladı; o, tasdik edip bana iman etti. Herkes benden kaçarken o, kızını bana nikâhladı. Bütün malını benim yoluma feda etti. Sıkıntılı saat ve günlerde yanımda mücadele etti. O, kıyâmet günü, eğeri yeşil zebercedden, yuları inciden olan cennet develerinden bir deveye binmiş olur. Sündüs ve istibraktan iki yeşil elbise giymiş olduğu hâlde benimle konuşur. Ben de onunla konuşurum. Kıyâmet ehli, “Bunlar kimlerdir?” diye sorarlar. Kendilerine, bunlar “Allâhü Teâlâ’nın Resûlü (s.a.v.) ve Ebû Bekir Sıddîk (r.a.)’dır” diye cevap verirler”, buyurdu." Ashab-ı güzinden (r.a.e.) birisi: "Cenâb-ı Allâh’ın en büyük rızâsı nedir, yâ Resûlullâh (s.a.v.)?" diye sordu. Peygamber (s.a.v.): “Cenâb-ı Allâh âhirette Cennette umumi olarak bütün kullarına, hususi olarak da Ebûbekir (r.a.)’a tecelli eder. Allâhü Teâlâ’nın en büyük rızâsı işte budur” buyurdular. (Şemsüddin Ahmed Sivasi, Dört Büyük Halife, s.71)
Weitere Islam Podcasts
Über Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, The Firsts und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.16.1 | © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 9/14/2026 - 2:32:45 PM