Zum Inhalt springen
PodcastsIslamMevlana Takvimi

Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2517 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    CEMAATE GİTMEMEYİ MÜBAH KILAN ÖZÜRLER NELERDİR?-11 EKİM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    11.10.2026 | 2 Min.
    Özürsüz olarak cemaate katılmamayı adet edinen kişi en sıhhatli görüşe göre günâhkâr olur. Kişi bazı istisnai durumlarda cemaate katılma imkânı bulamayabilir. Bu yüzden fakihler, kişinin cemaate katılmamayı mubah kılan özürlerin ekserisini zikretmişlerdir. Bu özürler biraz da kişinin, zamanın ve şartların durumlarına göre farklılık arz eder. Bu yüzden âlimler genel ve ortak özürlerden bahsetmişlerdir. Bunları sayacak olursak; 1. Teyemmümü mubah kılan hastalıklar. 2. El ve ayaklarının yürüyemeyecek şekilde kesik olmaları. 3. Felç olması, yani gerçekten cemaate gidemeyecek şekilde rahatsız olması. Bu, şiddetli baş ağrısıyla da olabilir. 4. Şiddetli yağmur. 5. Çamur. 6. Şiddetli soğuk. 7. Aşırı karanlık. 8. Kör olmak. 9. Büyük veya küçük abdest sıkıştırması. 10. Hastaya bakmak. Görüldüğü gibi bazı durumlar, cemaate katılmamayı mubah kılmaktadır. Günümüzde izin verilmeyen işçilerin durumu da böyledir. Zira her istediği zaman cemaate katılmaya izin verecek işveren bulmak her daim mümkün olmayabilir. Yine yolcu olmak, düşmandan korkmak, mühim bir vazife ile meşgul olmak mesela birisini hastaneye yetiştirmek gibi durumlar ve kişilerin hallerinde onları Şer’an muteber sayılacak zorluklara sokacak haller cemaate katılmamalarını mubah kılacak hallerden sayılırlar. Bu gibi olmayan hallerde erkeklerin mutlaka cemaate katılmaları gerekir. Aksi halde süreklilik arz eden cemaatsiz namazlarından dolayı günâhkâr olacağı gibi İslam’ın vahdetine zarar vermiş olacak ve cemaatin azalmasına sebep olacaktır. (Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, c. 3, s. 26-28)
  • Mevlana Takvimi

    İSLAM DİNİNİN EVRENSELLİĞİ-10 EKİM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    11.10.2026 | 2 Min.
    İslam dini, hakîki dinlerin en sonuncusu ve en mükemmelidir. Bu mübarek din, yalnızca bir kavme veya bir asra mahsus değildir, bilakis tüm insanlara ve bütün çağlara hitap eden evrensel ve fıtri bir dindir. İnsanların yaratılışına ve yaşayışına tam olarak uygundur. Bu yüce din, kurtuluş ve başarı yoludur, güvenlik ve mutluluk kaynağıdır ve mukaddes yaratıcımızın razı olduğu tek hak dindir. “Şüphesiz Allâh katında din İslam’dır.” (Âl-i İmrân s. 19) İslam dininin ortaya çıkışı ve yayılış tarihi göz önüne alındığında, o dönemdeki milletlerin durumu incelendiğinde, bu büyük dinin nasıl mutlu sonuçlara sebep olduğu, insanlık tarihinde ne kadar hayırlı ve takdire şayan bir devrim gerçekleştirdiği açıkça görülmektedir. Bilindiği gibi, İslamiyet’in ortaya çıkışından önce bütün dünya dinî bakımdan büyük bir cehalet içindeydi. Hakiki dinler bozulmuş, ilâhî ilim ve hikmet güneşi batmış, her yeri karanlık sarmıştı. İnsanlar sadece kendi çıkarları için çalışıyor, birbirleriyle savaşıyor, birbirlerini köleleştiriyorlardı. Fakat İslam güneşi doğmaya başlayınca, dünyadaki birçok yer anında aydınlandı. İnsanlık; hak, adalet, eşitlik ve kardeşlik kavramlarıyla tanıştı. Putlara ve insanlara taparak boyun eğen başlar, artık ortak ve benzerden münezzeh olan yaratıcının huzurunda secdeye kapanma şerefine erişti. Ruhlar yüceldi, diller Allah’ın zikriyle süslendi, gözler büyük yaratıcının eşsiz eserlerine bakarak uyanış ve farkındalık nurları içinde kaldı. Sonuç olarak, İslam dinî sayesinde hakîki bir medeniyet, nezih bir insanlık, büyük bir ilerleme ve en mutlu dönüşüm gerçekleşti. İnsanlık bu mukaddes dine sarıldıkça, hiç şüphesiz daima yükselecektir. (Ömer Nasuhi Bilmen, Makaleler, s. 68-69)
  • Mevlana Takvimi

    İLİM NİYETİYLE YOLA ÇIKILMALIDIR-09 EKİM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    09.10.2026 | 2 Min.
    Musa ona: Sana öğretilen ilimden, bana da doğruyu gösteren bir bilgi öğretmen için sana tâbi olabilir miyim?' dedi" (Kehf 66) ayetinin tefsiri şu şekildedir: Hz. Musa (a.s.) Hızır'la karşılaşıp tanıştıktan sonra, kendisine bazı bilgiler öğretmesi için, Hızır'a arkadaşlık teklifinde bulunuyor. Yani Musa, Hızır'ın kendisine bilgi vermesi konusunda, kendisinden izin istiyor. Onun, öğrenmek için böyle demesi, uymanın şerefi konusunda yeterli delildir. O, Hızır'a uymakla, dini hakkında birtakım bilgiler elde edecektir. Buradaki kelimelerin dizilişinden. Mûsa (a.s.)’ın konuşmasının gayet mütevazi bir üslûpta cereyan ettiği anlaşılmaktadır. Kişi, kendisinden daha çok bilene, çok mütevazi davranması gerekir. Fahreddin Râzî der ki : “Musa Peygamber (a.s.), bu konuşma esnasında, kendisini ona tâbi kılarak, bütün edep kurallarını tatbik etmiştir. Âyette bu durum açıkça görülmektedir. "Sana tâbi olabilir miyim?" ifadesinde, kendisinin az bilgiye sahip olduğunun, Hızır'ın ise bilgili olduğunun ikrarı vardır. Ve ona uymak için izin istemiştir. 'Bana da öğretmen için ifadesinden ise, Hızır'a verilen birçok ilimden, birazcık da ona öğretilmesi anlaşılır. Bilgi bakımından Hızır'la eşitlik değil de, ona verilen bilgiden biraz isteniyor. Fakir kimselerin, zenginlerin malından birazcık istemeleri gibi. "Sana doğru yol olarak öğretilen ilimden" ifadesinden de, kendisini doğru yola iletmesi, aksi hakle haktan sapacağı anlaşılmaktadır. Katâde der ki: “Eğer bir kimse, ilimle yetinecek olsaydı, Hz.Musa (a.s.) yetinirdi. Fakat o yetinmedi, Hızır'a uymak istedi." Zeccâc da şunu söyler :“Burada Peygamberlerin büyüklerinden olan Mûsa (a.s.)’ın yapmış olduğu şey, ilmi isteyerek yolculuğa çıkmanın gerekliliğine delildir. İlmin zirvesine bile varmış olsa durum aynıdır." (İsmail Hakkı Bursevi, Ruhu’l Beyan, Kehf 66)
  • Mevlana Takvimi

    HZ. İBRAHİM (A.S.)’IN İNSANLIĞA MİRASLARI-08 EKİM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    08.10.2026 | 2 Min.
    1. Kıyamet gününde insanlar, yalın ayak ve çıplak haşr olunacaklar, O gün, Hz. Peygamber (s.a.v.)’den sonra insanların, ilk giydirileni, Hz. İbrahim (a.s.) olacaktır. 2. İbrahim (a.s.), konuk ağırlayan insanların ilki idi. Kendisi, sabah, akşam yemeğini, misafirsiz yemezdi. Misafir, bulabilmek için, iki mil ve hattâ daha çok yürüdüğü olurdu. Kendisi, misafirler (konuklar) babası diye anılırdı. 3. İbrahim (a.s); ilk kez, bıyığını kırpıp kısaltan, 4. İlk kez, koltuk altı ve etek temizliği yapan, 5. İlk kez, tırnaklarını kesen, 6. İlk kez, misvak kullanıp dişlerini temizleyen, 7. İlk kez, ağzını, su ile çalkalayan, 8. İlk kez, su çekip burun temizliği yapan, 9. İlk kez, edep yerlerini su ile temizleyen, 10. İlk kez, saçlarını tarayan, 11. İlk kez, alt iç çamaşırı giyen, 12. İlk kez, ayaklarına ayakkabı giyen, 13. İlk kez, Musâfaha yapan, 14. İlk kez, kucaklaşan, 15. İlk kez, iki göz arası, Secde mahalli olan alından öpen, 16. İlk kez, kendi kendini sünnet eden ve ilk kez yüz elli yaşında bulunduğu sırada, saç ve sakalının ağarmağa başladığını gören insandı. Saç ve sakalında gördüğü aklığın, ne olduğunu: “Yâ Rab, nedir bu?” diye sorduğu zaman: “Hayır´dır” buyrulmuş, sabaha çıkınca, başındaki saçların üçte ikisi, ağarmış: “Yâ Rab, nedir bu?” diye sorunca da Allah (c.c.) “Bu, dünyada ibret, ahirette de, nurdur, vakardır, ey İbrahim” buyurmuş. Hz. İbrahim (a.s.): “Öyle ise, yâ Rab! Vakarımı, artır!” demiş. Sabaha çıkınca, saçı, sakalı, papatya çiçeği gibi bembeyaz olmuştur. 17. Cebrail (a.s.)’ın gösterdiği yerlere Mekke Harem sınırı taşlarını da, ilk defa Hz. İbrahim (a.s.) dikmişti. (M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, 1/225-227)
  • Mevlana Takvimi

    İMANSIZ ÖLMEYE SEBEP OLAN AMELLER-07 EKİM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    07.10.2026 | 2 Min.
    FudayI bin İyâz (rh.a.) Hazretleri’nin talebelerinden birinin ölümü hazır olduğunda, Fudayl (rh.a.) Hazretleri, onun yanına girdi. Başı ucunda oturdu. Yasin Sûresi okumaya başladı. Talebe; ”Ey Üstâd! Bunu okuma!” dedi. Fudayl (rh.a.) Hazretleri sustu. Ve ona; ”Lâ ilahe illallah” tevhit kelimesini telkîn etti. Talebe; ”Ben onu söylemem! Çünkü ben ondan uzağım!” dedi. Ve bu hâl üzere öldü. Talebenin imansız bir hal üzere vefat etmesi üzerine Fudayl bin İyâz (rh.a.) evine gitti. Eve kapanıp ağladı. Tam kırk gün (kırk gece) evden çıkmayıp; hep ağladı. Sonra İyâz (rh.a.) Hazretleri, onu rüyasında gördü. O cehenneme götürülüyordu. İyâz (rh.a.) Hazretleri ona sordu: ”Hangi günah sebebiyle Allâhü Teâlâ hazretleri, senden marifeti söküp aldı. Halbuki sen talebelerimin en âlimi idin” Talebe konuştu: ”Üç şey sebebiyle (benden marifetullah yani iman) alındı: 1. Nemîme, 2. Haset, 3. Şarap’tır. Birincisi: Nemîme yani laf taşımamdır. İkincisi: Hasettir, arkadaşlarımı kıskanıyordum. Üçüncüsü: Şarap içmemden dolayıdır. Çünkü benim bir hastalığım vardı. Doktora gittim. Ona derdimin devasını sordum. Doktor bana; -”Her sene bir bardak şarap iç. Eğer böyle yapmazsan bu hastalığın ebediyen senden geçmez!” dedi Bundan dolayı ben her sene bir bardak şarap içiyordum. Kendisine takatimiz olmayan gazabından Allâh (c.c.)’ya sığınırız! (İsmail Hakkı Bursevi, Ruhu’l Beyan Tefsiri, c. 6 s. 649-650)
Weitere Islam Podcasts
Über Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, القارئ سعد الغامدي - رواية حفص عن عاصم - Saad Al-Ghamdi - Rewayat Hafs A'n Assem | und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.23.3 | © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 10/11/2026 - 6:27:34 PM