Zum Inhalt springen
PodcastsIslamMevlana Takvimi

Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2455 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    TEYEMMÜM-02 AĞUSTOS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    02.08.2026 | 2 Min.
    Teyemmümün meşru kılınması, Peygamberimiz (s.a.v.)’in hicretinin beşinci senesindedir. Hicretin beşinci senesi Şaban ayının ilk günlerinde Huzaa Kabilesi’nin bir oymağı olan Benî Mustalik Gâzvesi’nde, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) ile bin kadar İslâm askeri susuz bir yerde gecelemişlerdi. Sabah namazını kılmak için abdest alacak su bulamadılar. Sabaha yakın "Yolculukta bulunupta su bulamazsanız, temiz toprak ile teyemmüm ediniz" (Nisa s. 43) meâlindeki ayet-i kerime nazil oldu. Teyemmüm ile namaz kılmalarına müsaade olundu. Ashâb-ı Kiram (r.a.e.) çok sevindi. Teyemmüm ederek sabah namazını kıldılar. Teyemmümün rükünleri (farzları) ellerini teyemmümde kullanacağı şeye vurduktan sonra iki kolu ve yüzü meshetmektir. Teyemmümün sahih olması için aşağıdaki 9 şartın bulunması lâzımdır: 1. Niyet. 2. Şehir içinde bile olsa, suyun en az bir mil (1609 metre) uzakta olması gibi, teyemmüm yapmayı mubâh kılan bir mazeretin bulunması. 3. Teyemmüm yapılacak maddede bulunması icâp eden şartlar: a. Yeryüzü cinsinden toprak, (eli zedelemeyecek şekilde olan kireç) düz taş, kum gibi maddeler. b. Ağaç ve odun gibi yanıp kül olmayan şeyler. c. Demir (bakır, altın) ve cam gibi erimeyen ve yumuşamayan şeyler. 4. Teyemmümde, yüzün tamamı ile kollar dirseklerle berâber meshedilmelidir. Dar yüzük ve bilezikler ya çıkarılır veya hareket ettirilir. Nitekim, tozlar parmakların arasına girmediği takdirde de parmak aralarını hilallemek vâcibtir. 5. El ile mesh edilince, elin çoğuyla mesh etmek lâzımdır. En az üç parmakla meshetmek şarttır. 6. Aynı mekâna da olsa, ellerinin içiyle (birincisinde yüz, ikincisinde kollar için) yere iki defa vurmak icap eder. 7. Toprağın deriye değmesine engel olacağı için, mum ve iç yağı gibi maddelerin deri üzerinde bulunmaması gerekir. 8. Kişinin, teyemmüm yapmadan önce suyu bulacağını umduğu yere gitmesi (araştırması) gerekir. (Muhammed Alâüddin, El-Hediyyetü’l- Alâiyye, s.76-80)
  • Mevlana Takvimi

    HZ. EBUBEKİR (R.A.)’IN HUTBESİ-01 AĞUSTOS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    01.08.2026 | 2 Min.
    İbn Asakir'in Musa bin Ukbe'den naklettiğine göre, bir defasında Ebu Bekir (r.a.) hutbe vermekteydi ve şöyle söyledi: “Alemlerin Rabbine hamdolsun; sadece O'na hamd eder, sadece O'ndan yardım dilerim; ölümden sonra gelen için O'ndan rahmet dilerim. Şüphesiz ki benim ve sizlerin eceli yaklaşmaktadır. Şehadet ederim ki, ne Allâh'tan (c.c.) başka bir ilah ne de O'na ortak olan vardır. Hz. Peygamber (s.a.v.) O'nun elçisi ve gönderdiği hakikatın müjdecisidir, uyarıcısıdır ve ışıldağıdır; O (s.a.v.) ki, hayatta olanları uyaracak ve Allâh'ın (c.c.) kavlini kafir olanlara hakkı ile ulaştıracaktır. Kim ki Allâh'a (c.c.) ve O'nun elçisine (s.a.v.) itaat eder, doğru yoldadır ve kim ki bu ikisinin hilafında davranır, onlar da apaçık bir sapkınlık içindedir. Allâh'a takva etmeniz, O'nun sizler için kanun koyduğu ve yol gösterici olan emirlerine bağlı kalmanız benim size buyruğumdur. Zira Kelimetü'l-İhlas'ın ardından İslam'ın cümle kaideleri, Allâh'ın size hükmetmesi için tayin ettiklerine itaat etmek ve onları duymaktır. Her kim Allâh'a itaat eder, herkesçe bilinen emre karşı sorumluluk takınır ve inkardan sakınır, şüphesiz ki o muvaffak olur, Hak'tan üzerine vazife olanları yerine getirmiş olur. Ey siz beyhude arzuların peşinden koşanlar! Şüphesiz ki şehvetten, oburluktan ve öfkeden sakınanlar muvaffak olur. Ey siz gururuna düşkünler! Topraktan yaratılmış olanda gurur ne arar? O değil midir ki tekrar toprağa dönecek ve bedeni solucanlara yiyecek olan? O ki, şimdi hayatta, yarın toprağın altında değil midir? Bu yüzden gün gün ve saat saat doğru olunuz. Mazlumların bedduasından korkunuz ve kendinizi ölüler arasında sayınız. Sabırlı olunuz; tüm işler sabrın sonucudur." (Celaleddin Suyuti, Halifeler Tarihi, s.114)
  • Mevlana Takvimi

    VİTİR VE GECE NAMAZININ FAZÎLETİ-31 TEMMUZ 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    31.07.2026 | 2 Min.
    Mübarek b. Avf el-Ahmesî (r.âleyh)’in rivayetine göre; Hz. Ömer (r.a.) şöyle demiştir: "Akıllı olanlar vitir namazını gecenin ilk kısmında, güçlü olanlar ise gecenin sonunda kılarlar. Bu son durum daha fazîletlidir." Hz. Ali (r.a.)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Vitir namazı üç vakitte kılınabilir. İstersen gecenin ilk kısmında onu kılar, sonra ikişer rekâtlar halinde namaz kılabilirsin. İstersen bir rekât kılar, ondan sonra yatar, uyandığında ise vitrin geriye kalan kısmını ona ilave edersin. Sonra, gecenin son kısmında vitrini tamamlarsın. İstersen, vitir namazını gece içinde kılacağın en son namaz yaparak gecenin en sonunda kılarsın." İbn Ömer (r.a)’den rivayet olunan bir hadiste: "Gece namazları ikişer rekâtlar halinde kılınır. Ancak sabah namazının vaktinin girmesinden korkuyorsan; hemen vitir namazını kıl." (Müslim) Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ey Kur’an ehli! Her gece vitir namazını kılınız. (Ebû Davud) Bir hadiste zikredildiğine göre: "Gecede öyle bir zaman vardır ki, Müslüman bir kul, o vakitte dini ve dünyasıyla ilgili bir hayır istese, yüce Allâh mutlaka onu verir." (Müslim) Başka bir haberde de: "Kul o anda namaz kılar veya duâ ederse, mutlaka istediği kâbul olur." buyurulmuştur. Bu, her gece için geçerlidir." (Ali Nasıf) Amr b. Anbese (r.a.)’in hadisinde ise şöyle buyurulur: "Gecenin son kısmında namaz kılmaya devam et. Çünkü o vakit, şahitli olan vakittir. (Münzirî) (Ebû Tâlib El-Mekkî, Kûtu’l Kulûb, c.1, s.167-170)
  • Mevlana Takvimi

    NAMAZDAN SONRA OKUNACAK ZİKİRLER-2-30 TEMMUZ 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    30.07.2026 | 2 Min.
    Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle dedi: "Mekke’den Medine’ye hicret eden müslümanların fakirleri Resûlullâh (s.a.v.)’e geldiler ve: "Yâ Resûlullâh! Varlıklı müslümanlar Cennet’in yüksek derecelerini ve ebedî nimetleri alıp götürdüler. Bizim kıldığımız namazı onlar da kılıyorlar. Tuttuğumuz oruçları onlar da tutuyorlar. İhtiyaçlarından fazla malları olduğu için haccediyor, umre yapıyor, cihâd ediyor ve sadaka veriyorlar. Biz ise bunları yapamıyoruz" dediler. Bunun üzerine Resûlullâh (s.a.v.) onlara, "Sizden önde gidenlere yetişebileceğiniz, sizden sonra gelenleri geçebileceğiniz, sizin yaptığınızı yapanlar dışında herkesten üstün olacağınız bir şeyi haber vereyim mi?" diye sordu. "Evet, söyle yâ Resûlullâh!" dediler. O zaman Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Her farz namazın ardından otuz üçer defa sübhânallâh, elhamdülillâh ve Allâhü ekber dersiniz." Kâ‘b ibni Ucre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Farz namazların ardından okunan zikirleri okuyan veya bunları yapan kimse hiçbir zaman zarara uğramaz. Bunlar otuz üç defa sübhânallâh, otuz üç defa elhâmdülillâh, otuz dört defa Allâhü ekber demektir." Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Her namazdan sonra kim otuz üç defa sübhânallâh, otuz üç defa elhâmdülillâh, otuz üç defa Allâhü ekber der, yüze tamamlamak için de Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül hâmdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr (Allâh’tan başka ilâh yoktur; yalnız Allâh vardır. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hâmd O’na mahsustur. O her şeye kàdirdir" derse, günâhları deniz köpüğü kadar çok olsa bile affedilir." (İmâm Nevevî, el-Ezkâr, c.1, s.204-205)
  • Mevlana Takvimi

    MÜMİN OLARAK YAŞADIN MÜMİN OLARAK ÖLDÜN-29 TEMMUZ 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    29.07.2026 | 2 Min.
    Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:"Ölen hiçbir kimse yoktur ki, onun yakınında bulunanher bir hayvanın işittiği, fakat insanların işitmediği birböğürme olmasın.Sonra kabrine götürüldüğü zaman, eğer sâlih biri ise, şöyle der: Acele ediniz. Eğer benim için orada hazırlananı bilseydiniz; bir an önce beni oraya kavuştururdunuz. Eğer sâlih değilse, şöyle der :Beni çabuk götürmeyiniz. Eğer benim için hazırlanan kötülüğü bilseydiniz, çabuk götürmezdiniz. Kabrine konulduktan sonra iki melek gelir. Mosmor ve siyahtırlar. Baş kısmından ölünün yanına girmek isterler. Eğer ölü mü’min ise onun namazı melekleri karşılar ve şöyle der:Bu taraftan geçemezsiniz. Nice geceleri uyanık geçirdik. Hep bu yatağı korumak içindi. Bunun üzerine ayak ucuna giderler. Oradan girmeye çabalarlar.Orada da, ana-babaya yapılan iyilik karşılar ve şöyle der: Benim tarafımdan geçilmez. Bu yatağın korunması için, bütün günlerini bize bağlı olarak geçirdi. Bu defa sağ yandan girmeye çabalarlar. Orada da zekâtı karşılar. Meleklere hitaben şöyle der: Benim tarafımdan da geçemezsiniz. Çünkü o bu yatacak yerin zorluğundan korunmak için beni dağıttı.Bu defa solundan gelmeye çalışırlar. Orada da orucu karşılar. Şöyle der:Burayı korumak için susuz kalırdı; aç kalırdı. Bu taraftan da geçemezsiniz. Bundan sonra, o kimse tıpkı uyuyan birinin uykusundan uyandırıldığı gibi, kabrinde rahatça uyandırılır ve kendisine sorulur:Şu bulunduğun hâl için, söylediği kadar söyleyen zât için ne dersin? Nasıl bulursun? Melekler sorar:O kimdir? Mü’min der ki: "O, Muhammed’dir."Şehâdet ederim ki, o Allâh’ın Resulüdür" deyince, melekler ona şöyle derler: "Mü’min olarak yaşadın, mü’min olarak öldün." (Ebu Leyl es-Semerkandi , Tenbih’ul Gafilin s.45-46)
Weitere Islam Podcasts
Über Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, Hazrat Maulana Hakeem Akhter RA und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.12.1 | © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 8/2/2026 - 3:50:56 PM