
DİN HAKKINDA SORULAN EN GÜZEL SORU-13 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ
13.1.2026 | 2 Min.
Ensardan, sahâbiye bir hatun olan Hz. Esma bintiYezid (r.anha), Resûlullâh (s.a.v.) huzuruna gelerek:"Ya Resûlullâh (s.a.v.), anam babam sana feda olsun, Müslüman hanımlar tarafından elçi olarak yanınıza geldim. Şüphesiz Allâhü Teâlâ sizi erkek ve kadınlara Peygamber olarak gönderdi. Bundan dolayı bizkadınlar topluluğu sana iman ettik. Allâh'a iman ettik.Fakat biz kadınlar evlerde koruma içinde ve örtülerimizde kapalı duruyoruz. Beylerimizi evlerinde bekliyoruz.Onların arzuları bizimle tamamlanıyor. Onların çocuklarını karnımızda taşıyoruz. Bütün bunlara rağmen birçoksevaplı işlerde, erkekler bizi geçiyorlar. Onlar Cuma namazına ve cemaatle namaz kılmaya katılıyor, hastalarıziyaret ediyorlar, cenazelere katılıyorlar. Hac üzerinehac yapıyorlar. Bütün bunlardan daha üstünü cihadediyorlar. Onlar hac, umre ya da cihad için gidince bizkadınlar onların mallarını koruyor, onlara elbise hazırlıyoruz. Onların çocuklarına bakıyoruz. Acaba biz onlarınsevabına ortak değil miyiz?"Resûlullâh (s.a.v.) bunu duyunca Sahabe Kirâm(r.a.e.)'e dönerek, "Siz din hakkında bu kadındandaha iyi soru soran birini duydunuz mu?" buyurdu.Sahabîler (r.a.e.) "Ya Resûlullâh (s.a.v.), biz bir kadınınböyle soru sorabileceğini hiç düşünemezdik." dediler.Ondan sonra Resûlullâh (s.a.v.), Hz. Esma (r.anha)'yadönerek şöyle buyurdu: "Dikkatli dinleyip anla. Senigönderen kadınlara şöyle de "Kadının kendi kocasıyla iyi geçinmesi, onu memnun edecek şeyleriaraştırıp ona göre hareket etmesi (onların işlediği)bütün amellerin sevabına eşittir." Hz. Esma (r.anha)cevabı duyunca son derece sevinçli olarak geri döndü.(Zekeriya Kandehlevi, Fezaili Amal, s.124)

PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.)’İN KABR-İ ŞERİFİNİ ZİYARET EDERKEN OKUNACAK ZİKİRLER-10 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ
12.1.2026 | 1 Min.
Mescid-i Nebeviye veya başka bir mescide girerken okunan duâ ve salavat-ı şerifeyi birleştirerekşöyle duâ edilebilir:"Allâh’ın adıyla ve Resûlullâh’ınsünneti üzere. Râbbim! (Gireceğim yere) doğrulukve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerdende) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Bana yardımcı bir kuvvet ver. Allâh’ım! Hz. İbrahim ve ailesinesalat ve selam eylediğin gibi, Resûlullâh (s.a.v.) veailesine de salat ve selam eyle! Sen övgüye layıksın,şanı yüce olansın. Allâh’ım! Hz. İbrahim ve ailesinimübarek kıldığın gibi, Resûlullâh (s.a.v.) ve ailesini de mübarek kıl! Sen övgüye layıksın, şanı yüceolansın. Allâh’ım! Günâhlarımı bağışla. Bana rahmetkapılarını aç."Mescide girdiğinde iki rekât tahiyyetü’l-mescitnamazı kılar. Sonra Hz. Peygamber (s.a.v.)’in kabr-işerifinin yanma gelir ve şöyle selam verir: "Allâh’ınrahmeti ve selamı üzerine olsun ey Allâh’ın Resulü!Allâh’ın rahmeti ve selamı üzerine olsun ey Allâh’ınHabibi! Allâh’ın rahmeti ve selamı üzerine olsun eyâlemlere rahmet olarak gönderilen! Allâh’ın rahmetive selamı üzerine olsun ey Peygamberlerin efendisi!Allâh’ın rahmeti ve selamı üzerine olsun ey Peygamberlerin sonuncusu! Allâh’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerine olsun ey Nebi! Allâh’ın rahmeti ve selamı sana, aile efradına, tüm ashabına, ehl-i beyt’ineve diğer peygamberlere ve Allâh’ın salih kullarınaolsun! Ey Allâh’ın elçisi!"(Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, c. 4, s. 442-444)

MÜSLÜMAN BİLİM İNSANLARININ TIBBA KATKILARI-12 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ
12.1.2026 | 2 Min.
İslam düşüncesinde tıp ve tıbbî bilimler önemli biryer tutar. İslam beden ve çevre temizliğine olduğu kadar akıl ve ruh sağlığına da büyük önem atfetmiştir.İslam tıbbı Hz. Peygamber (s.a.v.)’in hayatında karşılaştığı çeşitli hastalıklara maddi ve manevi olarakyapılmasını önerdiği sözleriyle başlamıştır. Daha sonra bu sözler Tıbbu’n- Nebevî biçiminde kitaplaşmışve hadis kitapları içerisinde ayrı bir bölüm olarak yeredinmiştir.Tıp alanında Ebû Bekir er-Râzî (ö. 925), İbn Sînâ(ö.1037), Birunî (ö. 1061), İbnu’n-Nefis (ö.1288), Akşemseddin (ö.1459) gibi Müslüman bilim adamları vehekimler son derece önemli çalışmalarda bulunmuşlardır. Tıp bilim tarihinde önemli bir yer edinen Müslüman âlimlerden biri aynı zamanda filozof da olan elKindî (ö.866)’dir. O, dış fizikî etkenlerin, insanın ruh,hissiyat ve iç duygularında etki meydana getirdiğinitespit etmiş, bu etkiyi ölçme birimi olan psikofizyolojiyikurmuştur. Civanın zehirleyici özelliğini azaltarak yada tamamen yok ederek onu ilaç bileşiminde kullanantıp bilim adamı da yine Kindî olmuştur.Ameliyatlarda anesteziyi kullananlar da Müslümanhekimler olmuştur. Tıp tarihinde anesteziyi kullanan ilkhekim ise Sabit b. Kurrâ (ö.901)’dir. İslam tıbbı yaniMüslüman hekimlerin tıbbi hastalıklar ve tıp ilmi ileilgili bilgi birikimi ve çalışmaları Batı yahut Avrupa tıbbının oluşmasına temel teşkil etmiştir. Avrupa tıbbınıntemeli oluşturan bu çalışmalardan birisi de Zehrâvî (ö.1013)’nin Kitabu’t-Tasrif adındaki tıp ve cerrahi üzerine yazılmış otuz bölümden oluşan ansiklopedisidir.(Selim Özarslan, İslam Düşüncesi ve Müslüman Bilim İnsanları, s. 39-40)

ABDESTLİ OLMAYAN, KUR’AN OKUYABİLİR Mİ?-11 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ
12.1.2026 | 2 Min.
İslâm âlimleri abdestsiz ve cünüp olanların, hayız görenve yeni doğum yapan kadınların kalple ve dille Allâh (c.c.)’uzikredebilecekleri konusunda fikir birliği etmişlerdir. Burada "zikretmekten" maksat Sübhânallâh, Lâilâhe illallâh,Elhâmdülillâh, Allâhü ekber demek, Resûlullâh (s.a.v.)’esalâtü selâm getirmek ve duâ etmektir.Cünüp olan, hayız gören ve yeni doğum yapan kadınların Kur’ân-ı Kerîm’den az veya çok bir bölümü, hatta birayetin bir kısmını okumaları haramdır.Abdullah ibni Ömer (r.a.)’den rivayet edildiğine göreResûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Âdet gören kadınve cünüp olan kimse, Kur’ân-ı Kerîm’den bir şey okuyamaz."Cünüp olanlar ile hayız gören kadınlar, bir sıkıntı vefelâketle karşılaştıkları zaman aşağıdaki ayet-i kerîmeleriduâ niyetiyle okuyabilirler:"İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn. Bizim bütün varlığımız Allâh’ındır ve sonunda yine O’na döneceğiz."(Bakara s. 156)Onlar binite binerken şu ayet-i kerîmeyi duâ niyetiyleokuyabilirler: "Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ vemâkünnâ lehû mukrinîn. Bu biniti bizim hizmetimize veren Allâh her türlü kusurdan uzaktır. Yoksa bizim bunagücümüz yetmezdi." (Zuhruf s. 13)Duâ ederken de şu ayet-i kerîmeyi okuyabilirler:"Râbbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve filâhireti haseneten ve kınâ azâben nâr. Allâhım! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabındankoru." (Bakara s. 201)Cünüp olanlar ile hayız gören kadınlar Kur’an okumayıdüşünmeden, duâ niyetiyle veya böyle bir niyeti olmadan"bismillâh", "Elhamdülillâh" diyebilirler. Bunları Kur’an okumak niyetiyle söylerlerse günâhkâr olurlar. (İmâm Nevevî, el-Ezkâr, c.1, s.31-33)

ABDESTLİ OLMAYAN, KUR’AN OKUYABİLİR Mİ?-11 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ
10.1.2026 | 1 Min.
İslâm âlimleri abdestsiz ve cünüp olanların, hayız görenve yeni doğum yapan kadınların kalple ve dille Allâh (c.c.)’uzikredebilecekleri konusunda fikir birliği etmişlerdir. Burada "zikretmekten" maksat Sübhânallâh, Lâilâhe illallâh,Elhâmdülillâh, Allâhü ekber demek, Resûlullâh (s.a.v.)’esalâtü selâm getirmek ve duâ etmektir.Cünüp olan, hayız gören ve yeni doğum yapan kadınların Kur’ân-ı Kerîm’den az veya çok bir bölümü, hatta birayetin bir kısmını okumaları haramdır.Abdullah ibni Ömer (r.a.)’den rivayet edildiğine göreResûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Âdet gören kadınve cünüp olan kimse, Kur’ân-ı Kerîm’den bir şey okuyamaz."Cünüp olanlar ile hayız gören kadınlar, bir sıkıntı vefelâketle karşılaştıkları zaman aşağıdaki ayet-i kerîmeleriduâ niyetiyle okuyabilirler:"İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn. Bizim bütün varlığımız Allâh’ındır ve sonunda yine O’na döneceğiz."(Bakara s. 156)Onlar binite binerken şu ayet-i kerîmeyi duâ niyetiyleokuyabilirler: "Sübhânellezî sehhara lenâ hâzâ vemâkünnâ lehû mukrinîn. Bu biniti bizim hizmetimize veren Allâh her türlü kusurdan uzaktır. Yoksa bizim bunagücümüz yetmezdi." (Zuhruf s. 13)Duâ ederken de şu ayet-i kerîmeyi okuyabilirler:"Râbbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve filâhireti haseneten ve kınâ azâben nâr. Allâhım! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabındankoru." (Bakara s. 201)Cünüp olanlar ile hayız gören kadınlar Kur’an okumayıdüşünmeden, duâ niyetiyle veya böyle bir niyeti olmadan"bismillâh", "Elhamdülillâh" diyebilirler. Bunları Kur’an okumak niyetiyle söylerlerse günâhkâr olurlar. (İmâm Nevevî, el-Ezkâr, c.1, s.31-33)



Mevlana Takvimi