İslam’da çok eşliliğin belirli sınırlar içinde caiz olduğu, “Eğer yetimlerin hakkına riayet edemeyeceğinizden korkarsanız, beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın.” (Nisâ s. 3) ayet-i kerimesi ile sabittir. Sahih-i Buhârî’de geçtiği üzere, Urve bin Zübeyr (r.a.), Hz. Âişe (r.anha) validemize bu ayetin neden indirildiğini sormuş, Hz. Âişe (r.anha)’da şu bilgiyi vermiştir: “Ey kardeşimin oğlu! Bazı yetimler, velilerinin gözetiminde ve terbiyesinde bulunur. Velileri, bu yetimlerin malına ve güzelliğine ilgi duyarak, onlarla olması gerekenden daha düşük bir mehir karşılığında evlenmeye kalkışırlar. İşte bu ayetle veliler, adaleti sağlamaya davet edilmiş; yetimlerle adil bir şekilde mehir belirlemeden evlenmekten men edilerek, kendileri için helal olan başka kadınlarla evlenmelerine izin verilmiştir.” Buradan anlaşılıyor ki, adil İslam hukukumuz, yetimlerin hakkına riayet etmeyen, dinî ve insani değerlere uygun olmayan davranışları erkeklere yasaklamış ve onları doğru bir yola yönlendirmiştir. Bu ilâhî emirleri yerine getiren bir Müslüman, hiçbir zaman kendi arzularına veya şahsi çıkarlarına göre hareket ederek himayesi altındaki yetimlerin haklarına ve hayat saadetine zarar veremez. Ancak meşrû sınırlar içinde hareket ederek, beğendiği kadınlarla adalete riayet etmek şartıyla dörde kadar evlenebilir. Bu hüküm, şer’î bir izinle sabit olduğu için, kimsenin bu uygulamaya itiraz etmeye hakkı yoktur. (Misvak Neşriyat, Ömer Nasuhi Bilmen, Makaleler, s. 107)