Zum Inhalt springen
PodcastsIslamMevlana Takvimi

Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2468 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    MEVLÎD-İ ŞERÎF’İ KUTLAMAK SÜNNETTİR-23 AĞUSTOS 2026

    23.08.2026 | 3 Min.
    Bilindiği üzere, kulun Allâh (c.c.)’a şükrü, secde, oruç, sadaka, Kur’ân-ı Kerîm okumak gibi çeşitli ibâdetlerle olur. Hz. Musa (a.s.)’ın ümmeti, Hz. Musa (a.s.)’ın kurtulması ve Fir‘avun’un boğulması nimetini onlara ihsân eden Allâh (c.c.)’a oruç tutarak fiilî şükürde bulunmuşlardır. Müslümânlar da onlar için en büyük nimet olan Allâh Resûlü (s.a.v.)’in mevlîdini çeşitli ibâdetlerle Allâh (c.c.)’a şükrederek ihyâ etmektedirler. Bazı âlimler, Mevlîd’in Hz. Musa (a.s.) ile ilgili hâdiseye uygunluk arz etmesi için Allâh Resûlü (s.a.v.)’in doğumunun tesbit edilmesi ve şükrün özellikle o gün dışa vurulması gerekir demektedir. Fakat şükrün yerine getirilmesi için yapılacak ibâdetler için bir gün söz konusu olmadığından Mevlîd’i de gün ile sınırlamak doğru olmaz. Allâh Resûlü (s.a.v.) pazartesi günü tuttuğu orucun gerekçesini açıklarken: "Bugün dünyaya geldim" buyurmuşlardır. Buna göre Mevlîd-i Nebî’yi ilk ihyâ eden, o gün oruç tutarak Allâhü Teâlâ’ya şükreden Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz’dir. Günümüzde Müslümânların mevlîd merâsimleri şekil açısından bazı farklılıklar arz etse de Aşûre ve Pazartesi günleri Efendimiz (s.a.v.)’in tuttuğu oruçların gâyesi ile tamâmen örtüşmektedir. Zîrâ hepsi ilâhî rızâyı kazanmak için îfâ edilmektedir. Kur’ân-ı Kerîm müslümânlara, İslâm’ın ulvî değerleriyle meşru ölçüler çerçevesinde sevinmeyi tavsiye etmektedir: "De ki: Allâh’ın lütûf ve rahmetiyle; yalnız bunlarla sevinsinler." (Yûnus s. 58) Allâhü Teâlâ mü’mînlere rahmetle sevinmelerini emretmektedir. Efendimiz (s.a.v.), şu ayetin delâlet ettiği gibi bizzât rahmettir: "Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiyâ s. 107) Nitekim İbn Abbâs (r.a.) rahmet kelimesini, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) olarak tefsîr etmiştir. Mü’minler Allâh Resûlü (s.a.v.)’in varlığıyla her zaman sevinç duyarlar. Fakat doğduğu ay ve gün, sevinç daha yoğun bir şekilde yaşanır. (İnkişaf Dergisi, 10. Sayı, s.34-39)
  • Mevlana Takvimi

    KADINLARLA İLGİLİ MUHTELİF MESELELER-22 AĞUSTOS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    22.08.2026 | 2 Min.
    Kadından imam olmaz. Sadece cenaze namazını kıdıracak erkek yoksa kıldırabilecek kadın varsa, cenaze namazını kıldırsa ve sonradan da erkek imam bulunsa bile tekrar edilmesi gerekmez. Bunun haricinde diğer namazlarda kadınların imamlığı câiz değildir. Sadece kadınlar kendi aralarında kılarlarsa, birisine uyarak aynı sırada öne geçmeden namazlarını kılabilirler. Ama keraheti vardır. Kadınların bayram ve Cuma namazlarında, tesettür ve vakar şartıyla bulunmaları meşrû’dur. Fakat İmam Aynî’den naklen H. 1363’te vefat eden Mâlikîlerden Şeyh Muhammed Habîbullah diyor ki: “Şimdiki zamanımızda süslü olarak genç kadınların Cuma ve bayramlarda bulunmaları, kesinlikle câiz değildir.” Nitekim Aynî diyor ki: “Ulemâmız dediler ki: Kadınların bayram namazlarına gitmelerinin câiz olması, Hz. Nebî’nin (s.a.s.) zamanına mahsustu. Şu hâlde genç kadınların ziynetlenip mescide gitmeleri, kesinlikle câiz değildir. Bunun için Âişe (r.anhâ) dedi ki: “Rasûlullah (s.a.s.), kendisinden sonra kadınların ne gibi bid’atleri ihdas ettiklerini görmüş olsaydı, onları mescitlere girmekten men edecekti; İsrâiloğullarının kadınlarının men edildikleri gibi.” Hz. Âişe’nin (r.anhâ) sözü, Rasûlullah’ın (s.a.s.) hayatından az sonradır. (İsmail Çetin, Tahkîm-i Sâdât Şerh-i Mişkât, II/223) Cuma namazı sadece erkeklere farzdır. Kadınlar Cuma günleri diğer günlerdeki gibi öğle namazını kılabilirler. Onlara Cuma namazı farz olmadığından Cuma cemaatini beklemelerine gerek yoktur. Ezan okunduktan sonra öğle namazını kılarlar. (Nurgül Dere, Müslüman Hanımın El Kitabı, s. 147)
  • Mevlana Takvimi

    MİMAR SİNAN’IN MÜHENDİSLİK ÇALIŞMALARI-21 AĞUSTOS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    21.08.2026 | 2 Min.
    Yavuz Sultan Selim, Kânûnî Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde çok sayıda eser veren Sinan, aslında büyük bir mühendislik birikimine sâhiptir. Sinan’ın hayâtı incelendiğinde, onun mîmarlıktan önce mühendislik işlerine ilgi duyduğu görülür. Başka bir deyişle Sinan, câmi ve medreselerden önce köprü, su yolları ve kemerleri gibi, daha çok mühendislik alanına giren yapılar inşâ etmiştir. Önceleri marangozluğa olan ilgisinin, sonraları mîmarlığa, özellikle de köprü, su yolu kemeri, çeşme ve hamam gibi daha çok su yapıları üzerine yöneldiği anlaşılıyor. Sinan’ın mühendislik bilgisini ortaya koyan en büyük eseri Kırkçeşme su tesîsidir. Sinan’ın bu alanda ileri düzeyde bilgi ve deneyim sâhibi olduğunu, Kânûnî Sultan Süleyman’la olan görüşmesinden de anlamak mümkündür. Mühendislik konusundaki bilgilerine güvenen Sinan, pâdişah ile görüşmesi esnâsında fikirlerini kendinden emin şekilde dile getirmiştir. Sinan, Kırkçeşme isâle hattının yapımına 1554 yılında başlamış ve bu büyük projeyi 1563 yılında tamamlamıştır. Sinan’ın su mîmârîsi alanında inşâ ettiği köprüler, onun en sağlam mühendislik projeleri arasında yer almaktadır. Sinan, henüz yeniçeri ocağında iken haseki rütbesiyle katıldığı seferlerde, ordunun nehirleri aşması için yaptığı köprülerle mühendislik yeteneğini kanıtlamıştır. Onun mühendislik bilgisi sâyesinde inşâ ettiği köprülerin tamâmı günümüze kadar gelmiştir. Ancak doğal olarak bu köprülerinin bir kısmı onarım geçirmiştir. Özgün durumlarını koruyan Sinan köprülerinin tamâmı ise hâlâ kullanılmaktadır. Sinan, mîmarbaşı olduktan sonra iddialı olduğu köprüler konusunda da büyük başarı sağlamıştır. (Suphi Saatçi, Mîmar Sinan’ın Su Mühendisliği, Zdergi)
  • Mevlana Takvimi

    HZ. ALİ (R.A.)’IN RESULULLAH (S.A.V.) YANINDA DEĞERİ-20 AĞUSTOS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    20.08.2026 | 2 Min.
    Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Ali (r.a.)’a şöyle buyurdu: “Yâ Ali, müjdeler olsun sana ki, Cenâb-ı Hak cennet bekçisi olan meleğe emreder. Buyuyur ki: "Cennete girmek isteyen kimse Ali (r.a.)’dan izin almayınca cennete gidemez". Cennet bekçisi olan Rıdvan adındaki melek de senden izin almayan kimseyi cennete sokmaz. Yâ Ali! Sen kimden râzı isen ona izin verirsin, cennete girer. Kimden râzı olmazsan ona izin vermezsin, o da cennete giremez”. Bir gün Hz. Ebûbekir, Hz. Ali (r.a.)’a lâtife ederek, “Yâ Ali, kıyâmet günü senden izin olmadıkça kimse cennete giremeyecektir. O gün bana izin verir misin?” dedi. Hz. Ali (r.a.), Hz. Ebûbekir (r.a.)’a şu cevabı verdi: "Doğru söylüyorsun. Fakat ben Peygamber (s.a.v.)’den işittim ki, senden müsaade almayınca kimseye izin vermem. O zaman siz bizim üzerimizde bir kontrol vazifesini görürsünüz. Öyle ise sizin, bizden izin almaya hiçbir ihtiyacınız yoktur. Esasen biz size müracaat edip, sizden izin almalıyız". Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bir gün Eshab-ı Kiram (r.a.e.)’e şöyle buyurdu: “Ben mü’minlere kendi nefislerinden daha evlâ değil miyim?” Mecliste bulunanlar sözbirliği ederek: "Evet yâ Resûlullâh (s.a.v.)" dediler. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.), Hz. Ali (r.a.)’ın elinden tutarak şöyle buyurdular: “Ben kimin mevlâsı evlâsı isem, Ali de onun mevlâsı evlâsidir mevlâsıdır. Ey Allâh’ım! Ona düşmanlık yapanlara düşmanlık yap, onu sevenleri sev, onu hor tutanları hor tut, ona kötülük yapanların cezasını ver, ona yardım edenlere yardım et, nerede bulunursa bulunsun hakkı onunla birlik kıl". (Şemsüddin Ahmed Sivasi, Dört Büyük Halife, s.324)
  • Mevlana Takvimi

    CUMA NAMAZININ SIHHAT ŞARTLARI VE ZUHR-U ÂHİR NAMAZI-19 AĞUSTOS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    19.08.2026 | 2 Min.
    Şehir veya kasaba yahut büyük nahiye/köy olması; açık arazide veya küçük nahiyede/köyde Cuma kılmak sahih olmaz. Öğle vaktinin girmiş olması; öğle vaktinin girmesinden evvel ve vakit çıktıktan sonra Cuma kılmak sahih olmaz. Hutbe okunması; Hutbe, bir tesbîh miktarı kadar da olsa Allâhü Teâlâ’yı zikretmektir, fakat sünnete muhalif olması sebebiyle bir tesbîh miktarı ile iktifa etmek mekruhtur. Cemaat; Cemaatin en azı, imamın haricinde üç erkektir ve birinci rekâtın secdesine kadar üç erkeğin namazda bulunmuş olması şarttır; dolayısıyla birinci rekâtın secdesinden önce dağılmaları hâlinde Cuma bâtıl olur, fakat ondan sonra dağılsalar batıl olmaz. İzn-i âm (umumî izin); Cuma namazının, ilân edilmek suretiyle umumî (genel) izin ile edâ edilmesi; binaenaleyh eğer cemaat, başka insanlara girme izni vermedikleri bir yerde Cuma namazı kılsalar veya mescidin kapılarını kapatmak suretiyle Cuma namazı kılsalar Cuma sahih olmaz. Cuma namazı eda edildikten sonra kılınması faziletli olan, Zuhr-u âhir namazı vardır ki, eğer Cuma namazının şartlarından biri olmadı ise öğle namazı yerine geçsin diye kılınan bir namazdır. İhtiyaten kılınır. Bu namaz Cuma’nın 4 rekât son sünnetinden sonra kılınır. Zuhr-u âhire: "Niyet ettim zuhr-u âhir namazını kılmaya" veya "Vaktinde yetişip henüz üzerimden düşmeyen son öğle namazını kılmaya niyet ettim" diyerek niyet edebilir. Öğle namazının sünneti gibi kılınır. Son iki rekâtta okunan zammı sureler, bu namaz öğle namazının yerine geçerse namaza herhangi bir zarar vermez. Nafile yerine geçerse zaten nafileler de öyle kılınır. (Eşref Ali et-Tehânevî , El Muhtasar fi’l Fıkhi’l Hanefi, s.271-273)
Weitere Islam Podcasts
Über Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, Yaqeen Ramadan & Dhul Hijjah Series und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.15.0 | © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 8/23/2026 - 8:37:34 PM