PodcastsIslamMevlana Takvimi

Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2399 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    BOŞANMA KONUSUNDA ŞER’İ UYARILAR-03 HAZİRAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    03.06.2026 | 2 Min.
    Zorunluluk oluşmadıkça evliliğin korunması ve boşanmaktan kaçınılması gerektiği konusunda pek çok şer’i öğüt ve ilahi uyarı bulunmaktadır. Koca, eşiyle güzel bir şekilde geçinmeli, yani söz ve davranışlarında ona karşı nazik ve cömert olmalıdır. Enes bin Malik (r.a.) anlatıyor: Ben, Hz. Peygamber (s.a.v)’e “Müminlerin iman yönünden en mükemmeli kimdir?” diye sordum. Nebi (s.a.v.): “Ailesine karşı ahlakça en güzel olanlarıdır.” diye cevap verdi. Diğer bir hadiste de “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım.” buyurulmuştur. Bir kadın kocasının meşrû isteklerine itaat eder, insani zaaflarından kaynaklanan hatalarını düzeltmeye çalışırsa, artık böyle bir kadını boşamak, insaf ve dini hassasiyetle bağdaşmaz. Nitekim ayette: “Eğer size itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın.” (Nisâ s. 34) buyurulmuştur. Bu ilahi emrin devamında ise şu uyarı yapılmaktadır: “Allah yücedir, büyüktür.” (Nisâ s. 34) Bu ayet, çok önemli ilahi uyarılar içermektedir. Adeta denilmektedir ki: Allah, sonsuz yüceliği ve büyüklüğüyle birlikte, günahkâr kullarının tövbelerini kabul eder, onları bağışlayarak affeder. O halde, hata yapıp itaate dönen eşleriniz için de siz affedici ve hoşgörülü davranmalısınız. Yine şu anlam ortaya çıkmaktadır: Kadınlar her ne kadar güçsüz olup erkeklerin zulmüne karşı kendilerini koruyamazlarsa da Allah sonsuz kudret ve adalet sahibidir. Kadınlara zulmeden erkeklerden intikam almaya muktedirdir. Erkekler, bunu düşünerek kadınlara zulmetmekten ve gereksiz yere boşamaktan sakınmalıdır! “Evlenin, fakat boşanmayın. Çünkü boşanma, Rahman’ın arşını titretir.” anlamındaki hadis-i şerif boşanmanın ne kadar kötü ve kaçınılması gereken bir şey olduğunu ortaya koymaktadır. (Ömer Nasuhi Bilmen, Ailenin Gücü Nüfusun Geleceği, s.82-83)
  • Mevlana Takvimi

    SÂLİH EVLAT YETİŞTİRMEDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR -02 HAZİRAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    02.06.2026 | 2 Min.
    Sâlih evlat yetiştirmenin ilk adımı anne-babaların kendilerine çeki düzen vermesidir. Bilindiği üzere her çocuk ilk günlerini anne kucağında geçirmektedir. Bu dönem annenin ahlâk ve davranışlarının çocuk üzerinde derin izler bıraktığı bir dönemdir. Büyüklerin dediği gibi, çocuk konuşmuyor ve anlayamıyor olsa da gördüğü her şey bir nakış gibi onun zihnine işlenir. Bu yüzden çocuğun yanında konuşurken dikkat edilmesi gerekir. Hikmet ehli çocuğun anne karnındayken bile annesinin davranışlarından etkilendiğini belirtir ve hamilelik döneminde annenin, temiz ve abdestli olmaya dikkat etmesine, takvayı benimsemesi gerektiğine dikkat çekerler. Anne karnındaki çocuk için böyleyse doğduktan sonraki etkinin daha fazla olduğu açıktır. Anne kucağındaki çocuk konuşamaz, ancak gördüğü her şeyi kavramaya çalışır. Bu nedenle sâlih bir çocuk yetiştirmede anne-babanın rolü çok büyüktür. Bu açıdan özellikle ileride anne olacak olan kız çocuklarının eğitimi büyük önem arz etmektedir. Kısacası, sâlih bir evlat yetiştirmek için ilk adım, anne ve babanın sâlih olmalarıdır. Anne babanın, çocuklarına örnek olabilmek adına gösterdikleri güzel ahlak ve davranışlar, çocukların gelecekteki karakter ve davranışlarının temelini oluşturur. Sâlih bir evlat, sâlih bir ailenin ürünüdür ve bu nedenle anne-babanın kendi ahlâk ve davranışlarını sürekli gözden geçirmeleri gerekmektedir. (Eşref Ali et-Tehanevi, Terbiye-i Evlad (İslam’da Çocuk Terbiyesi), s.64)
  • Mevlana Takvimi

    SÜNNETE UYGUN GUSÜL NASIL ALINIR?-01 HAZİRAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    01.06.2026 | 2 Min.
    Guslün farziyyeti Kur’an-ı Kerim ile sabittir. Cenâb-ı Hâkk şöyle buyuruyor: "Cünüp olursanız iyice temizlenin." (Maide s. 6) Gusülde bedenin tamamını yıkamak farzdır. Efendimiz (s.a.v.)’in hanımı Meymune validemiz şöyle anlatıyor: "Resûlullâh (s.a.v.) ayakları dışında aynen namaz için abdest alır gibi abdest aldı. Ardından avret mahallini ve bedenine isabet eden yıkanacak şeyleri yıkadı. Sonra üzerine su döktü. Daha sonra ayaklarını uzatıp yıkadı." Buna göre gusül alan kişi önce ellerini ve avret mahallini yıkar, varsa bedendeki necaseti giderir sonra ayakları yıkamayı tehir ederek abdest alır. Daha sonra baştan başlayarak her defasında kuru yer kalmayacak şekilde bütün bedeni üç kez yıkar. Son olarak ayaklarını yıkar. Ayaklarını anlattığımız şekilde tehir etmesi gusledilen yerde ayaklara değecek şekilde müstâmel suyun birikmesinden ötürüdür. Eğer böyle bir durum söz konusu değilse tehir etmesi gerekli değildir. Suyu normal kullanmak yani ne çok israf etmek ne de çok az kullanmak, ilk yıkamada bütün azâları ovalamak, kimsenin görmeyeceği bir yerde gusletmek ve sonunda bir mendil (havlu) ile kurulanmak müstehâbtır. Yıkanmasında meşakkât olan yerler istisna edilmiştir. Dişler arasında ve diş kovuklarındaki kalıntıların çıkarılmasında meşakkât olduğundan en sahih görüş guslün sıhhâtine mani olmamalarıdır. Burunda sıvı haldeki sümüğün gusle mani olmayacağı, kuru olanın ise mani olacağı söylenmiştir. Aynı şekilde tırnaklar arasındaki macun ve benzeri yapışkan maddeler de gusle manidir. Toz ve topraklar ise gusle mani değillerdir. Abdest uzuvlarına yapışmış olan hamur, mum, çapak gibi şeyler gusle manidir. Pire veya sinek pisliği ise mani değildir. Su, saç diplerine ulaşırsa kadınların örgülü saçlarını açmalarına gerek yoktur. (Suâlli-Cevâplı İslâm Fıkhı, c.1, s.231-233)
  • Mevlana Takvimi

    SÜNNETE UYGUN GUSÜL NASIL ALINIR?-31 MAYIS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    31.05.2026 | 2 Min.
    Guslün farziyyeti Kur’an-ı Kerim ile sabittir. Cenâb-ı Hâkk şöyle buyuruyor: "Cünüp olursanız iyice temizlenin." (Maide s. 6) Gusülde bedenin tamamını yıkamak farzdır. Efendimiz (s.a.v.)’in hanımı Meymune validemiz şöyle anlatıyor: "Resûlullâh (s.a.v.) ayakları dışında aynen namaz için abdest alır gibi abdest aldı. Ardından avret mahallini ve bedenine isabet eden yıkanacak şeyleri yıkadı. Sonra üzerine su döktü. Daha sonra ayaklarını uzatıp yıkadı." Buna göre gusül alan kişi önce ellerini ve avret mahallini yıkar, varsa bedendeki necaseti giderir sonra ayakları yıkamayı tehir ederek abdest alır. Daha sonra baştan başlayarak her defasında kuru yer kalmayacak şekilde bütün bedeni üç kez yıkar. Son olarak ayaklarını yıkar. Ayaklarını anlattığımız şekilde tehir etmesi gusledilen yerde ayaklara değecek şekilde müstâmel suyun birikmesinden ötürüdür. Eğer böyle bir durum söz konusu değilse tehir etmesi gerekli değildir. Suyu normal kullanmak yani ne çok israf etmek ne de çok az kullanmak, ilk yıkamada bütün azâları ovalamak, kimsenin görmeyeceği bir yerde gusletmek ve sonunda bir mendil (havlu) ile kurulanmak müstehâbtır. Yıkanmasında meşakkât olan yerler istisna edilmiştir. Dişler arasında ve diş kovuklarındaki kalıntıların çıkarılmasında meşakkât olduğundan en sahih görüş guslün sıhhâtine mani olmamalarıdır. Burunda sıvı haldeki sümüğün gusle mani olmayacağı, kuru olanın ise mani olacağı söylenmiştir. Aynı şekilde tırnaklar arasındaki macun ve benzeri yapışkan maddeler de gusle manidir. Toz ve topraklar ise gusle mani değillerdir. Abdest uzuvlarına yapışmış olan hamur, mum, çapak gibi şeyler gusle manidir. Pire veya sinek pisliği ise mani değildir. Su, saç diplerine ulaşırsa kadınların örgülü saçlarını açmalarına gerek yoktur. (Suâlli-Cevâplı İslâm Fıkhı, c.1, s.231-233)
  • Mevlana Takvimi

    MÜSLÜMAN ASTRONOMLARIN GÖKKÜRELER TASAVVURU VE BATIYA ETKİSİ-30 MAYIS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    30.05.2026 | 2 Min.
    Dünyanın kendi ekseninde döndüğüne inanan, Arapİslâm astronomlarından birisi Ebû Sa’îd Ahmed es-Siczî’dir. El-Bîrûnî’nin verdiği bilgiye göre, es Siczî ayrıca dünyanın döndüğü prensibine dayanarak kayık biçiminde bir usturlap (el-Usturlâb ez-Zevrakî) yapmıştır. Bizzat es-Siczî’nin bir planetaryum inşa edip etmediği bilinmemektedir. Bizim modelimiz, onun dünyanın kendi etrafında dönüşü tasavvurunu hatırlatmayı amaçlamaktadır. Abdurrahmân b. Ömer b. Muhammed es-Sûfî (903-986), modern araştırmalar tarafından Ptoleme ve Argelander (ö. 1875) ile birlikte sabit yıldızlar astronomisi alanının üç büyük bilgininden birisi olarak nitelendirilmektedir. Ptoleme’yle karşılaştırıldığında o, gök atlasını sadece Arap öncelleri tarafından yapılan katkılar ve kendi gözlemleri temelinde genişletmekle kalmamış, ayrıca yeni pozisyon verileriyle göstermiş ve yeni parlaklık ölçeklerine göre gruplandırmıştır. Bir çağdaşının bildirdiğine göre, es-Sûfî’nin devlet adamı Adudeddevle için yaptığı gümüşten bir gök küresi 435/1044 yılında Kahire’de bulunmaktaydı. Bizim modelimiz Oxford yazmasına dayanılarak yapılmıştır. Takımyıldızları da içeren bu yazma, yazarın oğullarından birisi olan Hüseyin tarafından 400/1010 yılında kopya edilmiştir. EsSûfî her bir takımyıldızı için iki şekil vermektedir. Bu şekillerden birisi takımyıldızını yatay düzlemden itibaren gösterirken, diğeri ise birinci şeklin kopya kağıdıyla elde edilen yansıma resmidir. Harita ve küre yapımcısı olarak ünlenen Fransisken ruhban Vincenzo Coronelli (1650-1718), XIV. Louis için çapı 3,85 m. olan bir gök küresi yapmıştır. Bu küre üzerine yerleştirilen yıldız atlası Abdurrahmân es-Sûfî (4./10. yüzyıl)’nin tasvirini temel almaktadır. Güney yarım küredeki 14 resim grubu, sonradan elde edilen bilgilere dayanmaktadır. Küre üzerinde yapılan çalışma 1681 ve 1683 yılları arasında Paris’te gerçekleştirilmiştir. Takımyıldızların adları Yunanca, Latince, Fransızca ve Arapça olarak verilmiştir. (Prof. Dr. Fuat Sezgin, İslâm Uygarlığında Astronomi,
Weitere Islam Podcasts
Über Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, الشيخ أمجد سمير und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.9.7| © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 6/3/2026 - 6:46:32 PM