Zum Inhalt springen
Radio Logo
PodcastsIslamMevlana Takvimi

Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2543 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    İSTİÂZENİN MAHİYETİ-07 KASIM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    08.11.2026 | 2 Min.
    Tevfikin Allâh (c.c.)’dan olduğuna inanarak "Euzü billahi
    mine’ş-şeytani’r-racim" demekten maksadımız, her
    türlü yasaklardan ve sakınılması gerekenlerin tamamından
    Allâh (c.c.)’a sığınmaktır. Yine şüphe yok ki yasaklar,
    ya itikâda veya âmele dair olur. İtikâda dair olanlar, Peygamberimiz
    (s.a.v.)’den gelen meşhur haberde şöyle geçmektedir:
    "Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak. Tek
    bir fırka hariç hepsi cehennemdedir." Bu hadîs, yetmiş
    iki fırkanın bozuk inançlar ve batıl mezheblerle nitelenmiş
    olduklarına delildir.
    Şüphe yok ki "Euzü billâh" dememiz bütün sapıklıklardan
    Allâh (c.c.)’a sığınmayı içine alır. Bir şeyden sığınmak
    ise, ancak korkulan o şeyi tanıyıp, bâtıl ve çirkin olduğunu
    bilmekle mümkün olur. Böylece, "Euzü billâh" dememizin
    yakinî, hakikî meselelerden binlercesini içine aldığı ortaya
    çıkar.
    Batıl âmellere gelince, bunlar, hakkında yasaklanma
    olan her husustur. Bunlar da ya Kur’ân’da, ya mütevatir
    haberlerde, ya âhâd haberlerde, ya ümmetin icmâında
    yahut da sahih kıyâslarda yer alır. Ve yine şüphe yok ki,
    bu yasaklanan şeylerin sayısı binleri aşar. Bizim "Euzü
    billâh" dememiz, bunların hepsini ve tamamını içine alır.
    Bu izâhımızla, "Euzü billâh" dememizin, mühim ve muteber
    meselelerden on binlercesini veya daha fazlasını ya
    da daha azını içine aldığı ortaya çıkar.
    İnceliklerden birisi de; Cenâb-ı Hâkk’ın "Euzü billâh"
    sözü, yersiz inanç ve davranışları reddetmeye işarettir,
    "Bismillâh" sözü ise uygun inanç ve amellere işarettir.
    Buna göre O (c.c.)’un "Bismillâh" sözü, ancak gerçek
    inançların ve seçkin amellerin tamamına vâkıf olduktan
    sonra anlaşılır. Bu da selim aklın ve aşikâr hakikâtin doğruluğuna
    şehadet ettiği bir sıralamadır.
    (Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu’l-Ğayb, c.1, s.2-3)
  • Mevlana Takvimi

    FETVÂ USÛLÜ-06 KASIM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    08.11.2026 | 2 Min.
    Beyhakî, Abdullah b. Mübarek (r.a.)’den nakletti ki:
    Abdullah’a şöyle denildi: "Bir kişi ne zaman fetvâ verebilir?"
    Abdullah (r.a.) dedi ki: "Kişi, Kitap ve sünneti
    bildiği, Kitap ve sünnetten hüküm çıkarmaya kabiliyeti
    olduğu zaman fetva verebilir." Resûlullâh (s.a.v.) şöyle
    buyurdu: "Kim kendi reyi, görüşü ile Kur’an hakkında
    bir görüş bildirirse, bu kişi görüşü isâbet etse
    bile hataya düşmüş demektir."
    Ömer (r.a.), İbn Abbas (r.a.)’a bir mektup göndererek
    dedi ki: "Kitabı, Resûlü ve kıblesi bir olan bu ümmet nasıl
    olur da ihtilâfa düşer?" İbn Abbas (r.a.) cevaben dedi
    ki: "Ya Emire’l Mü’minin! Bize Kur’an nazil oldu, biz de
    onun ne için indiğini bilerek okuduk, belledik. Bizlerden
    öyle kavimler, topluluklar gelecek ki Kur’an’ın ne için
    indiğini bilmeden onu okuyacaklar. Her grubun bu ayetten
    ayrı ayrı görüşleri olacaktır. Farklı farklı olduğunda
    ihtilâfa düşeceklerdir. İhtilâfa düşünce birbirleriyle savaşacaklardır."
    Evet, bunlardan anlaşılıyor ki Kur’an’dan doğru hüküm
    çıkarmak için ayetlerin sebebi nüzulünün, ne için
    indiğinin bilinmesi gerekmektedir. Bunlar da Resûlullâh
    (s.a.v.)’in hadislerinin bilinmesi ile mümkündür.
    Ömer (r.a.) Şureyh (r.a.)’e mektup ile bildirdi ki:
    "Bir mesele hakkında fetvâ vermen gerektiğinde Allâh
    (c.c.)’un kitabında olan hükme bak, meseleye bunu uygula.
    Eğer Kur’an’da bir şey bulamazsan, Resûlullâh
    (s.a.v.)’in sünnetiyle hükmet. Eğer sünnette de bir
    şey bulamazsan salih kişilerin (sahabelerin) ve âdil
    imâmların görüşlerine göre hüküm ver. Eğer bunlardan
    da bir şey bulamazsan, o zaman kendi görüşünle ictihât
    edersin."
    (İmâm Suyutî, Akidede Sünnetin Yeri, s.92-94)
  • Mevlana Takvimi

    MUSİBETE SABIR-05 KASIM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    05.11.2026 | 2 Min.
    Ebû Derda (r.a.) şöyle anlattı: "Hz. Süleyman
    (a.s.)’ın bir oğlu vardı , öldü. Kendisine iki melek geldi.
    Biri diğerine düşmanmış gibi gözüktü. Biri, ötekini
    kastederek şöyle dedi: "Ben tohum ektim ama hasat
    alamadım. Bu geldi, hepsini götürdü."
    Hz. Süleyman (a.s.) Ötekine sordu: "Sen ne dersin?"
    Şöyle anlattı: "Yolu tutup gittim. O tohumları, sağa sola
    saçtım; yolu açtım." Süleyman Peygamber öbürüne
    sordu: "Sen, yol üzerine tohum ektin? Oradan insanların
    geçeceğini bilmiyor musun?" Bu kez melek ona sordu:
    "Peki, sen neden oğlunun ölümüne aşırı üzülüyorsun?
    Bilmiyormusun ki ölüm, âhirete giden yoldur. "
    Abdullah b. Abbâs (r.a.) seferde iken, kızının
    öldüğünü duyunca dönüp geldi. Şöyle dedi: "Bir avret
    idi, Allâh onu gizledi. Bir zahmet idi, Allâh yetişti. Bir
    ecir idi, Allâh onu baha yolladı. Bundan sonra gitti; iki
    rekât namaz kıldı." Şöyle dedi: "Allâh’ın bize emrettiğini
    yaptık." "Sabır ve namazla yardım isteyiniz." (Bakara
    45) Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: "İçinizden birinin
    ayakkabısının bağı kopsa, onun için Allâh’a duâ
    etsin. O da başa gelen musibetlerden biridir."
    Ahmed b. Hamdan, Ahmed b. Hars, Kuteybe,
    Saîd, Mâlik b. Rebia, Ebû Abdurrahman yoluyla gelen
    bir rivayette; Ümmü Seleme Resûlullâh (s.a.v.)’ın
    şöyle buyurduğunu anlattı: "Bir kimse, bir musibete
    uğrarsa Allâh’ın emrine göre: "Biz, Allâh içiniz.
    Allâh’a döneceğiz. Allâh’ım beni bu musibetimle
    mükâfatlandır. Ondan ötürü hayırla karşıla" derse
    Allâhü Teâlâ onun dileğini kâbul eder."
    (Ebu’l-Leys es-Semerkandi , Tenbihü’l- Gafilin s.297-298)
  • Mevlana Takvimi

    FİZİKSEL GÜZELLİKLER GEÇİCİDİR-04 KASIM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    04.11.2026 | 1 Min.
    Oğulları için kız seçmeye çalışan annelerin büyük
    bir kısmı bu seçimlerini ahlâktan önce fiziksel
    güzelliği ön plana alarak yapmaktadır. Oğullarına
    alacakları kızın dünya güzeli olmasını istiyorlar.
    Halbukî fiziksel güzellik geçicidir. Dünya güzeli bir
    kız ile evlenilse ahlâkı güzel değilse o fiziksel güzellik
    kısa süre içinde unutulur, görülmez olur. Bahçesi
    olanlar bilir, bir bahçe ne kadar güzel olursa olsun
    (oturup özellikle bakılmadığı müddetçe) belirli bir
    süre sonra alışıldığı için, gelip geçerken o güzellikler
    görülmez olur. Onun için eş seçimi yapılırken fiziksel
    güzellikten ziyade ahlâki güzellik dikkate alınmalıdır.
    Nebi (s.a.v.) "Saliha kadının bulunduğu ev cennet
    bahçelerinden bir bahçedir." buyurmuşlardır.
    Yine "Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: Güzel
    koku, helâl nisa (kadın), gözüm nuru olan namaz."
    buyrulmuştur. Bu sebeple kişinin kendisinin
    saliha hanım aramaya niyet etmesinin yanında anababasını
    da buna yönlendirmesi gerekir. Mutlu bir
    evlilik hayatı için evlenilecek kızda aranması gereken
    ilk özellik Resûlullâh (s.a.v.)’in de tavsiye buyurduğu
    gibi dininin, ahlâkının güzel olması olmalıdır.
    Böyle bir hanım bulmanın yollarından biri onun ailesinin
    araştırılmasıdır. Araştırmaya göre güzel ahlâklı
    temiz bir ailenin kızı ise, kızın kendisi hakkında da
    mâlumatlar uygunsa ve istihareye yatıldığı zaman
    da hayırlı görülürse "Allâh nasip etsin, hayırlı olsun."
    denir. Ama şimdiki sistemlerle evlenildiği takdirde bunun
    neticesi geçimsizliğe ve boşanmaya gitmektedir.
    (Ömer Muhammed Öztürk, Sohbetler-2, s. 107-108)
  • Mevlana Takvimi

    NEZİR (ADAK) ORUCU-03 KASIM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    04.11.2026 | 1 Min.
    Bir kimse oruç tutmayı nezretse nezrini yerine
    getirmesi ve oruç tutması lâzım gelir, eğer tutmazsa
    günahkâr olmuş olur. Nezir iki kısımdır; muayyen
    nezir ve muayyen olmayan nezir.
    Muayyen nezir, kişinin, “bu hafta Cuma günü
    oruç tutmak Allâh (c.c.) için üzerime borç olsun”
    veya “yarın oruç tutmak Allâh için üzerime borç
    olsun” demek sûretiyle nezir zamanını tayin etmesidir.
    Muayyen nezir orucu, geceden niyet etmekle
    sahih olur, eğer geceden niyet edilmemişse gündüzün
    yarısının öncesine kadar niyet edilmesi caizdir.
    Bir kimse Cuma günü oruç tutmayı nezretse ve
    Cuma günü, nezir orucuna niyet etmeksizin mutlak
    oruca niyet ederek oruç tutsa, tuttuğu oruç, nezir
    orucu olarak sahih olmuş ve onunla nezir borcundan
    kurtulmuş olur. Yalnız bu, mutlak oruca niyet
    etmiş olması hâlindedir, eğer kasten veya unutarak
    kaza orucuna niyet etmişse tuttuğu oruç, nezir değil
    kaza orucu olmuş olur.
    Muayyen olmayan orucu, kişinin, “bir gün oruç
    tutmak Allâh (c.c.) için üzerime borç olsun” veya
    “eğer babam şifa bulursa beş gün oruç tutmak Allâh
    (c.c.) için üzerime borç olsun” demesidir. Muayyen
    olmayan nezir orucu yalnızca geceden niyet etmekle
    sahih olur.
    Bir kimse Kurban Bayramının ilk günü oruç tutmayı
    nezretse oruç tutması icap etmez, bilâkis o
    günde oruç tutmaması ve oruç tutmanın mekruh olmadığı
    başka bir günde nezrini kaza etmesi gerekir.
    (Eşref Ali et-Tehânevî, Hanefi İlmihali, s.336-337)
Weitere Islam Podcasts
Über Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, Mahmoud Khalil Al-Husary und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.26.2 | © 2007-2026 radio.de GmbH
Built: 11/4/2026 - 8:06:18 AM