Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2311 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    MÜ’MİNİN KERÂMETİ TAKVÂSIDIR-07 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    07.03.2026 | 2 Min.
    Sıdktan daha yakın bir yol, ilimden daha başarı sağlayıcı bir delil ve takvâdan daha önemli bir erzak yoktur. Vesvese verene (şeytana) karşı, fuzûlî olanı terkten, kalbin nûrlanması için, sadrın selâmetinden daha faydalı bir şey yoktur. Mü’minin kerâmeti takvâsıdır, hilmi sabrıdır, aklı güzelliğidir, dostluğu hoşgörüsü ve affıdır, şerefi ise tevâzuu ve rıfkıdır. Bil ki, Allâh (c.c.) kuluna fakirliği seçip uygun görmüşse, onun zenginliği sevmesi (Allâh’ı) öfkelendirmektir. Allâh (c.c.) kuluna zenginliği seçtiyse, o kulun fakirliği istemesi ise zulümdür/haddi aşmaktır. Bütün bunlar, mârifet azlığından dolayı şükürden kaçmak ve ilmin yetersizliğinden dolayı vakitleri ziyan etmektir. Çünkü zenginin îmânını fakirlik, fakirin îmânını da zenginlik ıslâh edemez, uygun değildir. Bize ulaşan habere göre Allâhü Teâlâ şöyle buyuruyor: "Kullarımdan öyleleri vardır ki onun îmânını ancak fakirlik ıslâh eder. Eğer onu zengin kılsaydım, bu zenginlik onları ifsâd edecekti. Yine kullarımdan öyleleri de vardır ki onun îmânını ancak zenginlik ıslâh eder. Eğer onları fakîr kılsaydım, bu fakirlik onun îmânını ifsâd edecekti." Bu durum, hastalık ve sıhhat için de böyledir.Kim Allâh’ın (c.c.) hikmetsiz iş yapmayacağını) bilirse O’nu ithâm etmez. Allâh’ın (c.c.) neyi kasdettiğini anlayan veyâ; Allâh hakkında keskin/ince bir zekâya sâhip olan, kazâsına râzı olur. Eğer şu ayetten başkası olmasaydı, yine de ilim sâhiplerine yeterdi: "Râbbin dilediğini yaratır ve seçer. Onlar için ise (Râblerine karşı böyle) muhayyerlik yoktur." (Kasas 68) (Haris el-Muhasibî, Ahlak ve Arınma)
  • Mevlana Takvimi

    SEMA EHLİNİN SEVDİĞİ KUL-06 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    06.03.2026 | 2 Min.
    Ehli hikmetten biri şöyle der: "Amelleri hususunda kişi, koyun çobanını örnek edinmeli ve onun gibi olmalıdır.". Bunun ne demek olduğunu soranlara şu cevabı verir: "Çoban, koyunlarının yanında namaz kıldığı zaman nasıl ki onlardan herhangi bir övme beklemez. Herhangi bir hayır işleyen de onun gibi olmalı. Yâlnız da kalsa, halkın yanında da olsa, yaptığı iyiliğe aynı şekilde devam etmeli." İslâm alimleri, amellerin selâmetle sona ermesi için şu üç şeyin gerekli olduğunu bildirmişlerdir: 1. Başlamadan önce bilgi. Çünkü ilimsiz amelin hiçbir faydası yoktur. Ilimsiz yapılan bir işiri zararı faydasından çoktur. 2. Bir işe başlamadan önce niyet. Zira, amel niyetle yararlı olur. Nitekim bu mânâda, Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ameller, niyetlere göredir. Ve herkese niyetindeki vardır." Meselâ: Namaz, oruç, hac, zekât ve diğer ibâdetler hep niyetledir. Bütün bu ibâdetlerin başında niyet gereklidir. Tâ ki , yapılan ibâdet bir işe yarasın. Yâni ibâdet sırasında sabırlı olmalı ki, sakin ve huzurla ibâdetini tamamlasın. 3. İşin bitiminde ihlâs. Çünkü ameller ihlassız kâbul edilmez. İhlâs ile amel edersen, Allâhü Teâlâ yaptığın ameli kâbul buyurur. Bu mânâda Hirem bin Hıyan’dan nakledilen bir rivayet şöyledir: "Bir kul, kalbi ile Allâh’a yöneldiği zaman, Allâhü Teâlâ mü’minlerin kalbini ona yöneltir. Böylece, kulların sevgisini ve şefkatini o kuluna nasip eder. "Allâhü Teâlâ, bir kulu sevdiği zaman, Cebrail’e şöyle buyurur: "Ben falan kulu sevdim, sen de sev." . Cebrail o kulu sever. Ve göktekilere şöyle seslenir: "Râbbiniz falan kulu sevdi; siz de seviniz." Semâ ehli de o kulu sever. Sonra, o kulun sevgisi yerdekilerin kalbine konur.
  • Mevlana Takvimi

    ALLÂHÜ TEÂLÂ’YI ZİKRETMENİN ÖNEMİ-05 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    05.03.2026 | 2 Min.
    Cenâb-ı Allâh’ın kudsî hadisi olan, "Kul, besmeleyi okuduğunda, Allâh: "Kulum beni zikretti" der." ifadesinde birçok hüküm vardır. Cenâb-ı Hakk; "Beni zikredin ki, Ben de sizi zikredeyim" (Bakara 152) buyurur. İşte burada kul, Cenâb-ı Allâh’ı zikretmeye yöneldiğinde şüphesiz ki Cenâb-ı Hakk, onu kendisini andığı bir toplumdan daha hayırlı bir toplulukta anar. Bu, zikir makamının, kullukta çok yüce ve şerefli bir makam olduğunu gösterir. Çünkü geçen ayette, Cenâb-ı Allâh, önce kulun zikrini mevzubahis etmiştir. Yine bu zikir makamının mükemmel bir makam olduğuna Cenâb-ı Hakk’ın, zikri emrederek şöyle buyurması da delâlet eder: "Beni zikredin ki, Ben de sizi zikredeyim." Cenâb-ı Hakk ayet-i kerimelerde şöyle buyurmuştur: "Ey imân edenler Allâh’ı çokça zikredin." (Ahzâb 41) "Onlar ayakta iken, otururken ve yanları üstünde yatarlarken hep Allâh’ı (hatırlayıp) zikrederler." (Âl-i İmrân 191) "Takvaya erenler, kendilerine şeytandan bir ârıza iliştiği zaman, iyice düşünürler. Bir de bakarsın ki onlar (hakikati) görüp bilmişlerdir." (A’râf 201) Görüldüğü üzere Cenâb-ı Hakk, kulluk makamlarından olan, zikir makamı üzerinde durduğu kadar hiçbir şeyin üzerinde durmamıştır. O’nun kudsî hadisteki, "Kulum beni zikretti" sözü "Allâh" lâfzının Cenâb-ı Hakk’ın kendine mahsus zatı için bir alem (özel) ismi olduğuna delalet eder. (Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu’l-Ğayb, c.1, s.380-381)
  • Mevlana Takvimi

    ABDESTİN FARZLARI-04 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    04.03.2026 | 2 Min.
    Abdestin rükünleri (farzları) şunlardır: 1. Yüzü bir kere yıkamak. Yüzde yıkanacak yerler, alın başlangıcından (saç bitim yerinden) çene altına kadar, yanlardan ise iki kulak yumuşağı arasında kalan yerlerdir. 2. İki eli dirseklere kadar, dirsekler dâhil yıkamak. 3. Kulakların üst tarafından olmak üzere, başın dörtte birini bir kere mesh etmek. 4. Ayakları, topukların üstündeki iki taraftaki iki çıkık kemikler de dâhil, yıkamak. Peygamber (s.a.v.), abdest alıp ayaklarını da yıkadıktan sonra, "İşte abdest bu şekilde alınır. Allâh (c.c.), ancak bu şekilde alınan abdestle kılınan namazı kâbul eder, yoksa kâbul etmez" buyurmuştur. İdrarın tamamen kesildiğine kalp kanaat getirmedikçe abdeste başlamak caiz olmaz. Abdest alırken, yıkanan organdan suyun damlaması şarttır. Hiç damlamazsa abdest caiz olmaz. Abdestte suyu göz pınarlarına iletmek vaciptir. Yüzünü yıkayan kimse gözlerini sıkıca kapatsa da göz pınarlarına su değmese abdesti caiz olmaz. Sakal sık değil de alttan deri görünüyorsa, deriyi de yıkamak farzdır. Bıyığı, kaşı ve alt dudak ile çene arasındaki kılları ıslatmak da farzdır. Tırnak uzayıp, altına suyun geçmesine engel olacak şekilde parmağın ucunu kapatmışsa, tırnağı kesip suyun alta geçmesini temin etmek vaciptir. Abdestin sahih olması için, 1. Yıkanan abdest organlarından herhangi birinde iğne ucu kadar bir yer kuru kalmaması, 2. Adetli veya loğusa olmamak, 3. Özür durumu hariç vücuttan idrar ve kan gibi abdeste engel olan bir şeyin çıkmıyor olması, 4. Abdest organlarının üzerinde, suyun deriye değmesine engel olan mum, iç yağı gibi bir şeyin bulunmaması gerekir. (Muhammed Alâüddin, El-Hediyyetü’l- Alâiyye, s.49-50)
  • Mevlana Takvimi

    FAZLA YEMENİN ZARARLARI-03 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    03.03.2026 | 2 Min.
    Hak ve hakikat yolcusuna gereken, yemeği azaltmak, çok çeşitlerinden kaçınmak ve tokluğa devam etmemektir. Zira yemeği azaltmakta sıhhat vardır ve bunun yanı sıra hafıza kuvveti ve kalb safâsı başlar. Zekâ artar, geçim yükü hafifler, gönülde kanaat başlar. Allâh’dan gelen belâya karşı uyanık olur, O’nun azabını unutmaz, kıyamet günündeki ve cehennem ehlinin açlığını hatırlar, ibâdete devam kolaylaşır, bilhassa abdestli gezme imkânları hâsıl olur, çaresiz fakirleri kendi nefislerine tercih âlicenablığı başlar. Fazlaca yemek yemekte, bunun aksine kalb katılığı, azaların fitneleri vardır,mide boş kalınca sair organlar doyar ve kötülüğe, günâha karşı bir gevşeklik başlar. Mide doyunca diğer organlar acıkmaya başlar ve günâha karşı meyledip heyecana gelir. Ayrıca anlayış kıtlığı ve bilgi âfeti başlar,mideyi tıkabasa doldurmak, idrâk ve anlayışı giderir, ibâdeti azaltır ve tâat lezzeti dumura uğrar, şübhe ve harama düşme fikirleri uyanır, kalb meşguliyeti çoğalır, çok yemek için çok şeyler elde etme meşguliyeti belirir, sonra ona hazırlık, sonra yeme işi, sonra hazmedip posasını dışarı çıkarma işi birbirini tâkib eder. Kıyamet günü de bütün bunların sual ve hesabı vardır. Ayrıca Allâh’ın şu vaîdinin şümulüne girme tehlikesi mevcuttur: "Küfredenlere, ateşin karşısına getirilecekleri gün, (denilir ki): Siz bütün zevklerinizi dünyâ hayâtı içinde bitirdiniz .Bunlarla safa sürdünüz. İşte yeryüzünde haksız yere kibir taslamakta ve fisk u fücura sapmakta olmanıza mukabil bugün horluk azâbıyla cezalandırılacaksınız." (Ahkaf 20) (Birgivi Mehmet Efendi, Tarikatü’l-Muhammediyye Tercümesi, s .447)

Weitere Religion und Spiritualität Podcasts

Über Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, Freimaurer im Gespräch - Der Podcast und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.7.2 | © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 3/7/2026 - 4:31:44 PM