PodcastsIslamMevlana Takvimi

Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2356 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    GENÇLERE TAVSİYELER-21 NİSAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    21.04.2026 | 2 Min.
    Çalışmak için müsait gün ve saat bekleme. Bil ki, her gün ve her saat çalışmanın en müsait zamanıdır. Çalışmak için müsait yer ve köşe arama. Bil ki, her yer ve her köşe çalışmanın en müsait yeridir. Bir günde ve bir zamanda yapman lâzım gelen bir işi (bir dersi, bir vazifeyi) ertesi güne bırakma. Zira her günün derdi gibi, işi de kendine yeter. Bir zamanda yalnız tek bir iş yap, yalnız bir ders, bir kitap, hattâ bir fasıl üzerinde çalış. Tâ ki, dikkatin ve kuvvetin yayılıp zayıflamasın. Bir zamanda birden fazla iş yapayım diyen, hiçbirini tam ve temiz yapamaz. Dünyaca tanınmış olan büyük İslâm mütefekkiri İmam Gazali'ye İhya adlı muazzam eserini nasıl bir çalışma ile vücude getirdiğini sormuşlar: bir zamanda yalnız bir fasıl, bir bahis, bir mesele üzerinde çalıştım, demiş. Başladığın bir işi (Bir dersi, bir kitabı, bir vazifeyi) yapıp bitirmeden başka bir işe başlama. Yarıda kalan iş, başlanmamış demektir. Bir günün işini (dersini, vazifesini) bitirdikten sonra ertesi günü ne işi yapacağına karar ver. Yahut, hiç olmazsa çalışmağa başlamadan evvel, hangi iş (ders, kitap) üzerinde çalışacağını düşünüp kararlaştır ve çalışmaya bu kararla otur. Çalışmaya oturduğun zaman tıpkı ateş hattında düşmanı gözetleyen bir asker gibi uyanık ol, ve dikkat kesil. Ve bütün ruhi ve bedenî kuvvetinle kendini işe ver. Çalıştığın bir iş (bir ders, bir kitap, bir yazı) üzerinde herhangi bir güçlüğü yenmeden bir adım bile gerileme. Ve bil ki, yılgınlık maskeli bir tembelliktir. Gene bil ki, çalışma sevgisi güçlükleri yenmekten doğar ve kuvvetlenir. Güçlüğü yenmekten hasıl olan manevî zevk, eşsiz bir zevktir. Emin ol ki, harpte zafer ve işte muvaffakiyet yılmayanındır. Güçlükler erir ve imkânsız görünen, mümkün olur. (Ali Fuad Başgil, Gençlerle Başbaşa, s. 62)
  • Mevlana Takvimi

    ZEKÂT VERİLECEK KİMSELER-20 NİSAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    20.04.2026 | 2 Min.
    Fakirler: Nisab miktarından az mala sahip olan kimselerdir. Veya, nisab miktarına ulaşmış olmasına rağmen, namî(çoğalıcı, artıcı) olmayan mala sahip olan kimseye de fakir denir. Zekâtı (sadakayı) fakir olan alimlere vermek, fakir olan cahillere vermekten daha efdaldir. Miskinler: Hiçbir şeyi bulunmayıp, dilenmeye muhtaç olan kimselerdir. Fakirin aksine, bu kimselerin kuvvetten düşmemek ve bedenini korumak maksadı ile dilenmesi helâl olur. Bir günlük yiyeceği ve avret mahallini örtebilecek elbisesi olan kimsenin dilenmesi helâl olmaz. Âmil: Vâliyyü'l-emrin, zahirî malların zekât ve öşrünü toplamak üzere tayin ettiği kimsedir. Böyle bir âmile, bu hizmetinden dolayı, görevi devam ettiği sürece, kendisinin ve ailesinin ihtiyaçlarına yetecek kadar, orta halli topladığı zekâttan bir hisse maaş verilir. Mükâteb Köle: Mükâteb olan kölelere, onları kölelikten kurtarıp hürriyetlerine kavuşturmak için yardım edilmesi uygundur. Mükâteb: Bir bedel mukabilinde azad edilmek üzere efendisi ile mukavele yapmış olan köle veya cariye demektir. Mükâtebe, zengin olduğu bilinsin veya bilinmesin zekât vermek caiz olur. Borçlu: Borcundan fazla, nisab miktarı mala sahip olmayan veya kendisinin de, başkasında alacağı olmasına rağmen, bunu alması mümkün olmayan kimse demektir. Zekâtı borçlu olanlara vermek, fakir olanlara vermekten daha efdaldir. Allah Yolunda Olanlar: İmâm Ebû Yûsuf (r.a.)'e göre, Allah yolunda olanlardan maksat, Allah yolunda cihad eden gazilerin fakirleridir. İmâm Muhammed (r.a.)'e göre ise, hac yolunda olan fakir kimselerdir. Yolcu: Zekât verilecek yolcudan maksat, malı, beldesinde kalıp, elinde bir şey bulunmayan garip kimsedir. (Fetava-i Hindiyye, s.620-629)
  • Mevlana Takvimi

    ORUÇ: TAKVAYA GİDEN YOL-19 NİSAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    19.04.2026 | 2 Min.
    Oruç, Allâhü Teâlâ’nın, kullarına farz kılmış olduğu bir farizadır, İslâm’ın beş rüknünden dördüncüsü olup çok büyük bir ehemmiyete sahip bulunmaktadır. Allâhü Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Ey îmân edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Umulur ki böylece günah ve fenalıklardan korunursunuz.” (Bakara s. 183) Ebû Hureyre’nin (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim, îmân ederek ve karşılığını Allâh’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî) Yine Ebû Hureyre’nin (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Muhammed’in nefsinin, yedinde olduğu Zât'a yemin ederim ki; muhakkak oruçlu kimsenin ağız kokusu Allâh’ın nezdinde misk kokusundan daha hoştur.” (Buhârî) Hz. Enes’in (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Oruç tutan kimselerin ağızlarından misk kokusu yayılmaktadır ve kıyamet günü kendileri için arşın altına muazzam bir sofra kurulur da insanlar şiddet içinde bulunurlarken onlar, oradan yerler.” (Ed-Dürrü’l-Mensûr) Başka bir rivayette de şöyle denilmektedir: “Oruç tutanlar için muazzam bir sofra kurulur, insanlar hesapta iken onlar yemekte bulunur, insanlar derler ki: “Ey Rabbimiz! Bizler hesaba çekiliyoruz, onlar ise yemekle meşguller.” Bunun üzerine Râb Teâlâ şöyle buyurur: “Onlar daima oruç tutarlarken sizler daima yemek yiyordunuz, onlar daima geceleri ibadetle ayakta iken sizler daima uyuyordunuz.” (Buhârî) (Eşref Ali et-Tehânevî, Hanefi İlmihali, s.327-328)
  • Mevlana Takvimi

    KADINLARIN KOKU SÜRMESİ MESELESİ-18 NİSAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    18.04.2026 | 2 Min.
    Peygamber Efendimiz (s.a.v) güzel kokuyu sever ve ashabına da kokulanmalarını tavsiye ederdi, kadınlar ise ancak aile içinde veya kendi cinslerinin topluluklarında koku sürünebilirler. Evden dışarı çıkarken, mescidde ya da yabancı erkeklerin bulunduğu yerlerde kokulanmaları bu erkeklerin dikkatlerinin kadınların üstüne çekilmesine yol açar. Erkeğin kalbi onunla meşgul olmaya başlar. Bu durumun mescidde meydana gelmesi namazdaki huşuya da engel olabilir. Saflar dolusu kadınların çeşitli parfümler sürünerek mescide geldiği düşünülürse, mescidin havasını bu kokuların sarması İslam'ın hoş karşılamadığı bir durumdur. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Bir kadın koku sürünerek dışarı çıkar ve koku ulaşsın diye bir topluluğun yanına giderse zinaya bir adım atmış olur" Burada yatsı namazının örnek verilmesi, kadınların geceleyin korunmaya daha fazla ihtiyaçları olduğuna dikkat çekmek içindir. Ancak burada koku ile temizlik arasında bir ilgi kurulmamalıdır. İslam temizlik dinidir. Erkek ve kadını dış ve iç kirlerden temizlemek İslam'ın gayesidir. Bu yüzden mü'min kadınlar belki dışarıda parfüm sürünmezler fakat giysilerinin ve bedenlerinin temizliğine son derece dikkat ederler. Bu arada ter kokusunu giderecek önlemleri almak da mü'min hanımların şiarı olmalıdır. Nitekim Medine-i Münevvere'ye uzaklardan cuma namazı için gelenlerin terli olarak mescide girmelerine engel olmak üzere, Resûlullâh (s.a.v.), cuma günü boy abdesti alınmasını tavsiye etmişlerdir. Bazı alimler kadının dış giysisinin süs ve şatafatı, zinetlerinin dışarıdan görülmesi ve erkek topluluğunda karışık oturmaları ile parfümlü olarak dışarı veya mescide çıkma yasağını aynı nitelikte görmüşlerdir. (Ali Rıza Peker, Örtünme ve Tesettür)
  • Mevlana Takvimi

    ABDESTİN ADAPLARI -17 NİSAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    17.04.2026 | 2 Min.
    Abdestin adapları şunlardır: 1. Daha namaz vakti girmeden abdest almak. 2. Abdest alırken kıbleye yönelmek. 3. Abdest alırken bir yerde durmak. 4. Abdestte başkalarından yardım istememek. 5. Abdest alırken lüzum görülmedikçe dünya kelamı konuşmamak. 6. Abdestte başından sonuna kadar niyeti unutmamak. 7. Abdest alırken sıkı olmayan parmak yüzüklerini oynatmak. Sıkı olanları oynatmak ise lazımdır. 8. Abdestte ağıza, buruna sağ el ile su vermek ve sol el ile sümkürmek. 9. Abdest alırken –çapak kalmaması için- göz pınarlarını yoklamak, abdest suyunu dirseklerin ve topukların yukarılarına kadar ulaştırmak. 10. Abdestte suyu israf etmemek. 11. Abdest suyunu güneşte ısıtmış olmamak. 12. Abdest için toprak ibrik kullanmak ve bunu sol tarafta bulundurmak. 13. Abdest bitince kıbleye karşı şehadet kelimelerini okumak. 14. Abdestten artan sudan kıbleye karşı ayakta biraz içerek: "Allahümmec'alnî minet-tevvâbîn, vec'alnî min-el-mütetahhirîn" diye duâ etmek. 15. Abdestin akabinde bir, iki veya üç kere Kadir suresini okumak. 16. Abdestten sonra, kerahet vakti değilse, iki rekât nafile namaz kılmak. (Ömer Nasuhi Bilmen, Sualli Cevaplı Dini Bilgiler, s. 157)

Weitere Islam Podcasts

Über Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, ilmCast und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.8.11| © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 4/21/2026 - 8:29:27 AM