Partner im RedaktionsNetzwerk Deutschland

Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

Verfügbare Folgen

5 von 2212
  • MEDİNE-İ MÜNEVVERE’Yİ ZİYARET-29 KASIM 2025-MEVLANA TAKVİMİ
    Medine şehrini gördüğün zaman, Allâhü Teâlâ’nın, Nebi (s.a.v.)’e ayırdığı ve Nebi (s.a.v.)’in hicret ettiği bir şehir olduğunu, ilâhi emirlerin ve Nebi (s.a.v)’in bir çok sünnetinin burada meşru olduğunu, ölünceye kadar buradan düşman ile harb edip İslâm dinini ilân ettiğini, sonra kendisinin ve kendisinden sonra hilâfet vazifesini ifa eden iki dostunun Hz. Ebû Bekir ve Hz.Ömer (r.a.e.)’in türbelerinin de burada bulunduğunu hatırla. Sonra Nebi (s.a.v.)’in buralarda gezdiğini ve ayak basmadık bir yer bırakmadığını düşünerek o nisbette huşû ve huzur içinde yürü. Nebi (s.a.v.)’in kalbine Allâhü Teâlâ’nın ifaze ettiği büyük ilim ve marifeti ve Habibi (s.a.v.)’in adını yücelterek kendi ism-i şerifiyle bile andığını, konuşurken yüksek sesle de olsa Resûl-i Ekrem (s.a.v.)’e hürmetsizlik edenin amelini mahvettiğini düşün. Sonra, O (s.a.v.)’i görüp, sözünü dinleyen ve O (s.a.v.) ile konuşan Ashâb-ı Kirâmı (r.a.e.)’e Allâhü Teâlâ’nın büyük lütuflarını düşün. O (s.a.v.)’i ve Ashâbı (r.a.e.)’i göremediğine üzüntü duy. Sonra dünyada görmek şerefine nâil olamadığın gibi âhirette de görememek tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu düşün ve bu korkuyu hisset!Nebi (s.a.v.)’in mescidine vardığın zaman, buranın bir arsa iken, Allâhü Teâlâ’nın burasını Habibi (s.a.v.)’e ilk ve en üstün müslümanlara mescid olarak seçtiğini, ölü ve diri nice makbul müslümanların burada toplanıp namaz kıldıklarını düşün. Girmekle berâber Allâhü Teâlâ’nın seni de bağışlayacağını kuvvetle ümit et, huşû ve hürmet ile bu mescide gir. Ka’be’den sonra saygı değer en üstün makam burasıdır. Nitekim Dârânî (r.âleyh) şöyle anlatıyor: Üveys el-Karanî (r.a.) haccını yaptı ve Medine-i Münevvere’ye gitti. Mescidin kapısına gelince: “İşte Nebi (s.a.v.)’in türbesi buradadır” diye kendisine haber verildiğinde hemen bayılıp yere düştü. Ayıldığında “Beni buradan çıkarın. Nebi (s.a.v.)’in medfun bulunduğu bir beldede, benim için yaşama zevki olamaz” demiştir.(İmâm Gazâlî (r.âleyh), İhyâu Ulûmiddîn, c.3, s.766)
    --------  
    3:01
  • YEMEK YEMENİN FARZ, SÜNNET VE MEKRUHLARI-28 KASIM 2025-MEVLANA TAKVİMİ
    Yemek yemenin farzları:1. Aç olmayacak kadar yemek,2. O yemeği yiyince ağzına lezzet gelmesini Allâhü Azimü’ş-şan’dan bilmek,3. Yediği zaman doymayı ve içtiği zaman kanmayı Allâhü Azimü’ş-şan’dan bilmek,4. Helalinden yemek,5. O yemeğin kuvveti geçinceye dek Allâhü Teâlâ’ya kulluk etmek,6. Kanaat etmek,Yemek yemenin sünnetleri:1. Pabucunu çıkarıp yemek,2. Diz çöküp yemek,3. Sofrayı aşağı kurmak,4. Sirke yemek,5. Âhirinde (sonunda) hâmd etmek,6. Yemeğe başlarken besmele demek,7. Yemek evvelinde tuz yemek,8. Arpa ekmeği yemek,9. Ekmeği eliyle parçalamak,10. Üç parmağıyla yemek,11. Önünden; yemek kabın kenarından yemek,12. Ekmek ufağını devşirmek,13. Kabı parmağıyla sıyırmak,14. Üç kere parmakların yalamak,15. Dişini kurcalamak,16. Lokmayı küçük almak,17. Çokça çiğnemek.Yemek yemenin mekruhları:1. Sol eliyle yemek,2. Yemeği koklamak,3. Pişmiş eti bıçak ile kesmek,4. Besmeleyi terk etmek.Yemek yemenin haramları:1. Karnı doyduktan sonra yemek (eğer misafir, yemek sahibi yemedikçe yemezse yahut sahurda kuvvet ziyade olsun diye olursa doyduktan sonra yemek caizdir),2. İsraf etmek,3. Haram li-gayrihi yani aslı harâm olmayıp, sonradan hâsıl olan bir sebepten dolayı harâm olan şeyin evvelinde besmele demek -(ulema küfründe ihtilaf ettiler),4. Davetsiz yere gitmek,5. İzinsiz gayrın ekmeğini almak ve izinsiz gayrın bağına girmek ve meyvesini koparmak,6. Bedenine maraz (hastalık) olacak şeyi yemek,7. Altın ve gümüş tabaktan yemek,8. Riya (gösteriş) ile hazırlanmış yemekten yemek,9. Nezrettiği (adadığı) yemeği yemektir.(Mızraklı İlmihal, s.34)
    --------  
    2:45
  • KİMLERLE DOSTLUK KURULMALIDIR?-27 KASIM 2025-MEVLANA TAKVİMİ
    Allâh (c.c.), insanın içinde öyle bir kuvvet yaratmıştır ki insan diğer insanların düşünce, fikir ve sözlerinin tesiri altında kalır ve hiç uğraşmadan, zahmet çekmeden, hatta farkına bile varmadan öteki insanların etkisi altına girer. Bu etki ve tesir, iyi de olabilir kötü de. Bunun için insan, berâber olduğu, konuşup görüştüğü kimselerin, iyi ahlâk sâhibi kimseler olmasına dikkat etmelidir. İyi kimselerle düşüp kalkmanın ve dostluğun faydaları pek çoktur. Buna mukabil fena kimselerle dostluk kurma- nın da her zaman zarar getirip fenalıklar doğurduğu muhakkaktır.Bizim burada iyi dediğimiz kimseler, zarûret miktarınca din ilmini ve dinî meseleleri bilen, inanç ve akîdeleri sağlam olan, şirkten, bid’atlerden ve dünyevî gösterişten uzak olup amellerine dikkat eden, namazlarına, oruçlarına ve zarûrî ibâdetlerine bağlı bulunan kimselerdir. Böyle kimseler, alışverişlerinde ve bütün muâmelelerinde temiz ve dürüst, helâl ve haram hususlarında çok dikkatli ve titiz davranan, mütevâzı, kimseyi incitmeyip zarar vermeyen, ihtiyaç sâhiplerini ve fakirleri hor görmeyen, ahlâkî iç temizliğine sâhip, Allâh (c.c.)’dan korkan ve O (c.c.)’a karşı muhabbet besleyen kimselerdir. Dünya işlerinde tamahkârlık etmez ve dünyaya göz dikmezler. Bunlar, din karşılığında dünyaya bağlanıp dünyevî huzur ve rahatı dîne tercih etmez, nâmus ve haysiyetlerini korur, darlıkta, bollukta ve her durumda sabır ve şükretmesini bilirler. Resûlullâh (s.a.v.)’e, “Arkadaşlarımızın hangileri daha hayırlıdır?” diye sorulunca, Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Gördüğünüzde size Allâh (c.c.)’u hatırlatan, konuşunca amelinizi arttıran, yaptıkları da size âhireti hatırlatan kişidir.”(Eşref Ali Tehânevî, Hayâtü’l Müslimîn-Müslümanın Günlük Hayatı, s.139)
    --------  
    2:34
  • ŞEYHLİK BABADAN OĞULA GEÇMEZ!-26 KASIM 2025-MEVLANA TAKVİMİ
    Evliyânın büyüklerinden Mansûr el-Betâhî (r.âleyh) Hazretleri’nin vefatı yaklaşınca hanımı: “Efendi! Oğluna vasiyet et, onu yerine vekîl bırak” dedi. Mürşîd-i kâmil olan Şeyh Mansûr el-Betâhî (r.âleyh) Hazretleri: “Hayır, kız kardeşimin oğlu Ahmed Rufâî’yi yerime vekil bırakacağım” dedi. Hanımı çok ısrâr etti, ağladı. “Oğlumuz varken sen başkalarını, yerine “şeyh” tayin ediyorsun. Bizden sonra çocuklarımızın kıymeti kalmaz” gibisinden çok söylendi. O büyük zat, hanımını susturmak için, oğlu ile talebesi Ahmed Rufâî’yi yanına çağırdı. “Gidin bana biraz çiçek toplayın getirin” dedi. Gittiler. Oğlu, demet demet çiçekler getirdi. Her biri değişik renkteydi. İnsanın içini açıyordu. Hoş kokular saçıyordu. Ahmed Rufâî ise eli boş döndü. Boynunu büktü. Mahçûp bir edâ ile hocasının yanına geldi. Hocası: “Neden çiçek toplamadın” diye sordu. Üzüntülü bir şekilde cevap verdi: “Efendim! Elimi uzattığım her çiçek, Allâhü Teâlâ’yı tesbîh ediyordu, koparmaya kıyamadım.” Hanımı; bu hâli görünce şeyhliğin babadan oğula miras yolu ile geçen bir makam, mevki, saltanat ve mal olmadığını anladı. Sesini çıkarmadı. Isrârından vazgeçti.Ahmed Rufaî (r.âleyh) Hazretleri buyurdu: “Tarîkat, şeyhlik ve evliyâ olma derecesi, dede ve babadan kimseye miras kalmaz. Çalışmakla olur. İbâdetle olur. Gözyaşları dökmekle olur. Müslümânları sevmekle olur.” İmâm Râbbânî (k.s.) Hazretleri sahte şeyhler için şöyle buyurdu: “Ermeyen bir şeyhin çevresinde bulunmak, onunla sohbet etmek ve ona bağlanmak, zehirli bir kılıç ile yaralanmaktan daha beterdir. Zehirli kılıç, insanın maddî hayatını alır; sahte şeyhler, insanın mânevî hayatını öldürür.” Bunlara, yâni miras yoluyla şeyhlik makâmına oturanlara uymak uygun değildir. Bunlara uymak ve onlara mürid ve talebe olmak câiz değildir.(Misvâk Neşriyat, Hakk Dinin Batıl Yorumlarına Cevaplar, s.223)
    --------  
    2:40
  • İSLÂM’IN İLKLERİ-25 KASIM 2025-MEVLANA TAKVİMİ
    İlk Câmi, Kuba Mescidi’dir. İlk gazâ, Bedir Gazâsı’dir.Bedir’de ilk şehit, Mihca (r.a.)’dır. Uhud’da ilk şehit, Abdullah bin Amr (r.a.)’dır. İlk îmân eden mü’min, Hz. Hatice (r.anhâ)’dır. İlk Müslüman olan çocuk, Hz. Ali (k.v.)’dir. İlk İslâm’a gelen köle, Zeyd bin Harise (r.a.)’dir. Müslümanların ilk karargâhı, Dâr-ül Erkâm’dır. İlk kılıç çeken mücahit, Zübeyr bin Avvam (r.a.)’dir. Düşmana ilk ok atan sahabî, Sa’d bin Ebî Vakkâs (r.a.)’dir. İlk hac emrini Hz. Ebû Bekir (r.a.) vermiştir. Harem-i şerîfte ilk açıkta namaz kılan, Hz. Ömer (r.a.)’dir. İdamından önce 2 rekât namaz kılan, Hubeyb bin Adiy (r.a.)’dir. İlk tabut, Zeynep bint-i Cahş (r.anhâ) için yapıldı. İlk Medrese, Suffe’dir. (Mescid-i Nebi’nin yanındaki sundurma) İslâm’da ilk selâm veren, Ebû Zer-i Gıfârî (r.a.)’dir. Medine-i Münevvere’de ilk ezanı, Bilâl-i Habeşî (r.a.) okudu. İlk ata binen İsmail (a.s.)’dır. İlk zırh yapıp giyen Dâvûd (a.s.). İlk kütüphâne memuru, Hâlid bin Yezîd’dir. Filistin’e tayin edilen ilk kadı, Ubade bin Sâmid’dir. İlk kitap yazan müslüman, İbni Cüreyc (r.âleyh)’dir. İlk kütüphâne, Hz. Muâviye (r.a.) devrinde yapıldı. İlk İslâm tarihçisi İbni İshâk (r.âleyh)’dir. İlk İslâm tarihi yazan, Ebû Müsel Eş’arî (r.âleyh)’dir.İlk Cuma namazı, Kuba Mescidi’nde kılındı. Müslümanların ilk baş şehri, Medine-i Münevvere’dir. Mushaf-ı Şerîf’i ilk çoğaltıp dağıtan Hz. Osman (r.a.)’dir. İlk kadın şehit, Hz. Sümeyye (r.anhâ)’dır. İlk İslâm kadısı, Necran bölgesine tayin edilen Hz. Ali (k.v.)’dir. İlk erkek şehit, Hz. Yâsir (r.a.)’dir. İslâm’da ilk bayrak, Huneyn muharebesinde kullanıldı. Bu bayrağı, Efendimiz (s.a.v.) kendisi yaptı. Rengi siyahtı. Kur’ân-ı Kerîm’e ilk defa Mushaf ismini veren Hz. Ebû Bekir (r.a.)’dir. Emîr-ül Müminîn diye ilk önce isimlendirilen ve ilk kadı yani hâkim, Hz. Ömer (r.a.)’dir. İslâm’da 75 sene kadılık yapan Şüreyh bin Hâris Kindî (r.a.)’dır. Hz. Ömer (r.a.) zamanında ilk defa Kûfe’de onu kadı yaptı. Resûlullâh (s.a.v.) ilk sancak verdiği zat, amcası Hz. Hamza (r.a.)’dir.(www.mevlanatakvimi.com)
    --------  
    3:20

Weitere Religion und Spiritualität Podcasts

Über Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, Liebe & Frieden in Jesus und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.0.4 | © 2007-2025 radio.de GmbH
Generated: 11/29/2025 - 2:43:58 PM