Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2269 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    İMAM-I AZAM’IN İLMİ VE ZÜHDÜ-24 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    24.1.2026 | 2 Min.
    Ebû Hanîfe (r.a.) ilim öğrenmekle meşgûl olmuş, bu konuda olanca gücünü sonuna kadar sarfetmiş ve nihayet başkalarının elde edemediği bir dereceye ulaşmıştır. Ebû Hanîfe (r.a.) bir gün Mansur’un huzuruna girer. Mansur’un yanında İsâ b. Musa vardır. Îsâ, Mansur’a "Bu şahıs, günümüzde dünya çapında bir âlimdir" der. Ebû Hanîfe (r.a.) rüyâsında Hz. Peygamber (s.a.v.)’in kabrini açtığını görür. Rüyâsı Muhammed b. Sîrîn (r.a.)’e anlatılınca İbn Sîrîn (r.a.), "Bu rüyâyı gören kişi, daha önce hiç kimsenin elde edemediği bir ilmi elde edecek" der. Mis‘ar b. Kidam (r.âleyh) "Fıkıhta Ebû Hanîfe (r.a.), zühdde el-Hasen b. Sâlih hariç Kûfe’de hiç kimseyi kıskanmam" demiştir. Mis‘ar bir başka ifâdesinde "Yüce Allâh ile arasına Ebû Hanîfe (r.a.)’i koyan kimsenin korkmayacağını umarım ve o kimse kendi nefsi açısından ihtiyâtlı olmakta kusûr etmiş olmaz" demiştir. Fudayl b. Iyâz (rh.a) şöyle der: "Ebû Hanîfe (r.a.) fıkıh bilgini olup, bu ilim dalıyla meşhûr olmuş, takvâsıyla bilinen bir kimse idi. Zengin, kapısına gelen herkese bol bol vermekle meşhûr, gece-gündüz sabırla ilim öğrenen, dîni güzel yaşayan, çok susan, az konuşan bir kişi idi. Kendisine haram veya helâl konusunda bir mesele gelmedikçe konuşmazdı. Kendisi iyiliksever ve hakkı gösteren bir kimse idi. Sultânların mallarına iltifât etmezdi. Hâkkında sahîh hadîs bulunan bir mesele ile karşılaştığında sahabe ve tâbiînden bile rivayet edilse hadîse uyardı. Aksi takdirde kıyâsa başvurur ve kıyâsı güzel yapardı." (Muhammed Abdurreşid En-Nûmanî,
  • Mevlana Takvimi

    BÜYÜK MÜHENDİS TAKİYYÜDDİN RAŞİD-23 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    23.1.2026 | 3 Min.
    14 Haziran 1526 tarihinde Şam’da Türk kökenli bir ailenin içinde dünyaya geldi. İlk eğitimini babası Kadı Zeynüddin Maruf Efendi’den alan Takiyyüddin ilim tahsiline devam etmek için ailesi ile birlikte 1550’li yıllarda İstanbul’a geldi ve burada birçok önemli bilimsel toplantılara katıldı. Bu toplantılarda Semerkant gözlemevinin kurucularından Kutbettin Efendi, Takıyyüddin’in astronomiye merakını fark etti ve Takıyyüddin’i astronomiye yönlendirdi. Takıyyüddin 1585 yılında İstanbul’da vefat etti. Matematik, astronomi, trigonometri, fizik, optik, mekanik ve tıp alanında çeşitli eserleri ve çalışmaları vardır. Takıyyüddin’in sayesinde İstanbul’da 1575 tarihinde Tophane sırtlarında rasathane inşa edilmiştir. Bu tarihin önemi, o anda Avrupa’daki ilk gözlemevi olmasıdır. Gözlemevi 1575/1576 yıllarında faaliyete başlamıştır. 22 Ocak 1580 tarihinde kapatılmıştır. Yerin ve gezegenlerin hareketlerinde düzensizliklerin olduğunu hesaplamış ve günümüz değerlerine yakın değerler ölçmüştür. Takiyyüddin Osmanlı dünyasında yaygın kullanılan Uluğ Bey Zic’inin yerine geçebilecek yeni bir zic hazırlamak istemiştir. Buna göre bir rasat programı hazırlamıştır. Takiyyüddin’in Sidretü’l Münteha adlı eserinde Güneş eksentrisitesinin hesaplanmasına ilişkin çalışmasında "Üç Gözlem Noktası" yöntemini kullanarak, Kopernik’in 24", Tycho’nun 45" derece bulduğu değerlere daha doğruya yakın bir değer ile apsisler doğrusunun yıllık hareketini, 63" derece bulmuştur. Gerçek değer ise 61" derecedir. Takiyyüddin’i trigonometri üzerine yaptığı çalışmalarda sinüs, kosinüs, tanjant ve kotanjantın tanımlarını vermiş, kanıtlamalarını yapmış ve cetvellerini hazırlamıştır. Çağdaşı Kopernik çalışmalarında trigonometriden bahsetmemiştir. Osmanlı Medeniyetinin yetiştirdiği en önemli mühendislerden biri kâbul edilen Takiyyüddin, sayısız alet yapmıştır. Mekanik saatler, kaldıraçlar, kuyulardan su çekmeye yarayan aletler ve en önemlisi de astronomik rasatlar için tasarladığı sayısız araç ve gereç sayılabilir. (Hakan Ayvaz, Osmanlı Astronomisi ile Avrupa Astronomisinin Takıyyüddin Er-Rasıd ve Tycho Brahe Örnekleriyle Karşılaştırılması, s.51-69
  • Mevlana Takvimi

    MİSVAK’IN SAĞLIK YÖNÜNDEN FAYDALARI-22 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    22.1.2026 | 3 Min.
    Peygamberimiz (s.a.v.)’in hiç terk etmedikleri sünnet-i seniyyelerinden olan ve hakkında “Ölümün dışında, misvak her derdin devâsıdır.” (Câmi‘u’ssağîr) buyurdukları misvak-ı şerifin insan sağlığı üzerindeki bazı olumlu etkileri şunlardır: Ağzı temizler, diş çürüklerine ve çeşitli hastalıklara neden olan mikropları öldürür. Yapılan araştırmalarda hastalıkların mühim bir kısmının ağızda meydana gelen mikroplardan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Misvak kronikleşen akciğer hastalıklarının tedavisinde balgam söktürücü etki yapar. Misvakın kabuğunda bulunan Saponin iyi bir temizleyici maddedir. Öksürüğe ve solunum yolları hastalıklarına karşı faydalıdır. Ege Üniversitesinde yapılan bir araştırmada, misvakta tespit edilen saprofit gram negatif bakterilerinin faydalarından bahsedilmiştir. Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Misvakta bulunan glukozit isimli şeker, kalp ve damar hastalıklarına faydalıdır (Tükrük salınımını artırarak) midenin gıdaları hazmetmesini kolaylaştırır. Misvakta bulunan kalsiyum bağırsakta gıdanın daha iyi emilmesini sağlar. Misvak anti-ülserojendir. İshali önler. Misvak kabuğunda az miktarda bulunan mazı tozu bu görevi yerine getirir. İçeriğindeki steroller vasıtasıyla kolestrolü düzenler. Misvakın yapısında bulunan “steroller” ayrıca pankreası aktive edici özelliğe sahiptir. Zihni kuvvetlendirir. Sakinleştirici etkisi vardır. Misvak, kalsiyum ve fosforlu topraklarda bol yetişir yani misvakta fosfor bulunur. Fosfor beyni çalıştırır. Dişlerini devamlı misvaklayarak dişlerini beyazlatanlar, beyinlerine de berraklık ve zindelik sağlamış olurlar. Misvakta bulunan kalsiyum, potasyum gibi minerallerin de zihin için önemi vardır. Bu konuda Hz. Ali (r.a.): “Misvak kullanmak dimağı (beyni) kuvvetlendirir.” buyurmuşlardır. Beyin ile ilgili rahatsızlıklar olan sara (konvülzüyon) ve epilepsi tedavisinde misvak parçaları kaynatılarak burna damlatılmak suretiyle kullanılır. (Ömer Muhammed Öztürk, Misvak ve Hacamat s. 12-25)
  • Mevlana Takvimi

    İSLAMIN HER HÜKMÜ ADİLDİR-21 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    21.1.2026 | 2 Min.
    İslam’da çok eşliliğin belirli sınırlar içinde caiz olduğu, “Eğer yetimlerin hakkına riayet edemeyeceğinizden korkarsanız, beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın.” (Nisâ s. 3) ayet-i kerimesi ile sabittir. Sahih-i Buhârî’de geçtiği üzere, Urve bin Zübeyr (r.a.), Hz. Âişe (r.anha) validemize bu ayetin neden indirildiğini sormuş, Hz. Âişe (r.anha)’da şu bilgiyi vermiştir: “Ey kardeşimin oğlu! Bazı yetimler, velilerinin gözetiminde ve terbiyesinde bulunur. Velileri, bu yetimlerin malına ve güzelliğine ilgi duyarak, onlarla olması gerekenden daha düşük bir mehir karşılığında evlenmeye kalkışırlar. İşte bu ayetle veliler, adaleti sağlamaya davet edilmiş; yetimlerle adil bir şekilde mehir belirlemeden evlenmekten men edilerek, kendileri için helal olan başka kadınlarla evlenmelerine izin verilmiştir.” Buradan anlaşılıyor ki, adil İslam hukukumuz, yetimlerin hakkına riayet etmeyen, dinî ve insani değerlere uygun olmayan davranışları erkeklere yasaklamış ve onları doğru bir yola yönlendirmiştir. Bu ilâhî emirleri yerine getiren bir Müslüman, hiçbir zaman kendi arzularına veya şahsi çıkarlarına göre hareket ederek himayesi altındaki yetimlerin haklarına ve hayat saadetine zarar veremez. Ancak meşrû sınırlar içinde hareket ederek, beğendiği kadınlarla adalete riayet etmek şartıyla dörde kadar evlenebilir. Bu hüküm, şer’î bir izinle sabit olduğu için, kimsenin bu uygulamaya itiraz etmeye hakkı yoktur. (Misvak Neşriyat, Ömer Nasuhi Bilmen, Makaleler, s. 107)
  • Mevlana Takvimi

    ŞÂ’BAN AYININ FAZİLETLERİ-20 OCAK 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    20.1.2026 | 2 Min.
    Hz. Âişe (r.anhâ) buyurmuştur ki: “Resûlullâh (s.a.v.)’in Ramazân Ayı’ndan başka hiçbir ayı baştan sona kadar oruçlu geçirdiğini görmedim. Şâ’ban Ayı’nda oruç tuttuğu kadar da başka hiçbir ayda oruç tuttuğunu görmedim. Şâ’ban Ayı’nı, pek az günleri müstesnâ, oruçlu geçirir, hattâ (bâzan) Şâ’ban Ayı’nda başından sonuna kadar oruç tutardı.” (Tirmizi) Mü’minler Şâ’ban Ayı’nda gâfil bulunmayıp, işlemiş olduğu günâhlara tevbe ve istiğfâr ederek, Ramazân Ayı’nı karşılamak için hazır olması ve Şa’ban ayında Allâhü Te’âlâ’ya yalvarması, bu ayın sâhibi Peygamber (s.a.v.) Efendimiz vâsıtası ile Allâhü Te’âlâ’ya kavuşmağa çalışması lâzımdır. Bu şekilde kalbinin fesâdlığını ıslâh ve gönül hastalıklarına deva etmelidir. Tevbeyi yarına bırakmamalıdır. Zîra günler üçtür; Biri dündür, geçti. Diğeri amel günü olan bu gündür. Diğeri de, yarınki gündür, o ise emelden ibârettir. Çünkü yarına çıkıp çıkamayacağını bilmiyorsun. Geçen gün ibret, bugünkü gün ganîmet, yarın ise tehlikelidir. Bunun gibi aylar da üçtür. Biri Receb’dir ki, geçti. Geri dönmesi düşünülemez. Birisi Ramazân’dır, beklenmektedir. Ona kavuşup kavuşamayacağını bilemezsin. Şa’ban bu iki ayın arasında köprü gibidir. Bunun için, içinde bulunduğun Şa’ban Ayı’nda, tâat ve ibâdeti ganîmet ve büyük kazanç bilmen gerekir. (Gavs-ı A’zâm Abdülkâdir Geylânî (k.s.) Gunyetü’t-Tâlibîn, s.279-282) Şâ’ban-ı Şerîf’te okunacak duâ: “Allâhümme bârik lenâ fî şâ’ban ve belliğnâ ramazân vahtim lenâ bi’l-îmân ve yessir lenâ bi’l- Kur’ân.” (Bu duânın, sayı sınırı olmamakla berâber, Şâ’ban-ı Şerîf boyunca günde 100 defa okunması çok fazîletlidir.) Şa‘ban-ı Şerîf duâları: İlk on (10) gün: “Yâ latîfü celle şânüh” İkinci on (10) gün: “Yâ rezzâku celle şânüh” Son on (10) gün: “Yâ azîzü celle şânüh” (Ömer Muhammed Öztürk, İbâdet Takvimi ve Duâlar, s.55)

Weitere Religion und Spiritualität Podcasts

Über Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, Iva Kraljević und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.3.0 | © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 1/25/2026 - 5:36:58 AM