Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2321 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    SABAH-AKŞAM OKUNACAK DUÂ-17 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    17.03.2026 | 2 Min.
    Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle dedi: "Bir adam Nebiyy-i Ekrem (s.a.v.)’e geldi ve: "Dün gece beni sokan akrep yüzünden ne büyük acılar çektim" dedi. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) de şöyle buyurdu: "Şayet akşamleyin: "Eûzü bikelimâtillâhit tâmmâti min şerri mâ halâk. (Yarattıklarının şerrinden Allâh’ın mükemmel kelimelerine sığınırım)" deseydin o sana zarar vermezdi." Bir başka rivayete göre, akrebin bir adamı soktuğu ve onun çok ıstırap çektiği haber verilince Allâh’ın Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Şayet akrebin soktuğu adam üç defa: "Eûzü bikelimâtillâhit tâmmâti min şerri mâ halâk. (Yarattıklarının şerrinden Allâh’ın mükemmel kelimelerine sığınırım" deseydi akrep ona zarar vermezdi." Osmân ibni Affân (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kim her sabah ve her akşam üç defa şöyle derse, ona hiçbir şey zarar vermez: "Bismillâhillezî lâ yedurru measmihî şey’ün fil ardı ve lâ fissemâi vehüves semîul alîm. (İsmi anıldığında, yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allâh’ın adıyla. O, her şeyi duyar ve her şeyi gerçek mâhiyetiyle bilir.)" Bu duâdan faydalanabilmek için, her şeyden önce, "Allâhü Teâlâ’nın ismi anıldığında, yerde ve gökteki hiçbir varlığın kendisine zarar veremeyeceğine" gönülden inanmak gerekir. Sünen-i Ebî Dâvûd’daki rivayete göre Resûl-i Ekrem (s.a.v.), bu zikri sabahakşam üçer defa okuyan kimseye ansızın bir musîbet gelmeyeceğini söylemiştir. (İmâm Nevevî, el-Ezkâr, c.1, s.221-223)
  • Mevlana Takvimi

    FITIR SADAKASI (FİTRE)-16 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    16.03.2026 | 2 Min.
    Fitre Sadakası, Ramazan Ayı’nın sonuna yetişen ve temel ihtiyaçlarından başka en az nisâb miktarı bir mala sâhib bulunan her Müslümân için verilmesi vâcib olan bir sadakadır. Fıtır Sadakası, buğdaydan yarım sâ’; hurma, kuru üzüm ve arpadan bir sâ’ verilir. (yaklaşık 3120 gram) Fıtır Sadakası, sevâb için verilen yaratılış ikrâmı demektir. Bu bir yardımlaşmadır, Orucun kabûlüne ve can çekişme ile kabir azâbından kurtuluşa bir yoldur. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, bayrâm gününün sevincine katılmalarına bir yardımdır. Bu yönü ile fitre sadakası, insanlık için bir hayır ve bir görevdir. Fitre Sadakası, bayramdan önce verilirse fakîrler bayramlık ihtiyaçlarını gidermiş olurlar. Bayramdan sonraya bırakılması ile bu sadaka düşmez, kaza edilmesi gerekir. Bir kimse, kendi zevcesinin ve akıl sağlığı yerinde büyük evlâdının fitre sadakasını vermekle yükümlü olmaz. Çünkü bunlardan her biri kendi başına tasarruf hakkına sâhib mükellef kimselerdir. Onun için bunlardan her biri nisâb miktarı mala sâhib ise zekâtını kendi malından vereceği gibi, fitre sadakasını da kendi malından vermekle yükümlüdür. Aynı zamânda sadakalarda bir ibâdet mânası vardır. Koca, zevcesine âit bir ibâdet görevini yüklenmek için evlenmemiştir. Ramazânda bir özür sebebiyle oruç tutamayan kimseye de fitre sadakasını vermek vâcibdir. (Hasta, yolcu ve takatsiz kalmış ihtiyar gibi.) Fitre Sadakası, zekât gibi niyet edilerek fakîrlerin mülküne geçirilir. Yemek ikrâmı şeklinde verilemez. Bu niyet, malı ayırırken yapılabileceği gibi, fakîre verirken de yapılabilir. Ancak fakîre bunu verirken fitre olduğunu söylemek gerekmez. Ayrıca fitre sadakası, yükümlünün bulunduğu yerdeki fakîrlere verilmelidir. (Ancak kişi, bulunduğu yerde verecek fakîr bulamıyorsa başka yere göndermesi mekrûh değildir.) (Ömer Nasûhî Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli, s. 379-381)
  • Mevlana Takvimi

    BİN AYDAN HAYIRLI GECE-15 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    15.03.2026 | 3 Min.
    Resûlullâh (s.a.v.): “Ben size, Kadir gecesini aramak isteyene, Ramazân-ı Şerîf’in son on gününde, yirmiyedinci gecesine başvurmanızı söylerim” buyurdu. Şöyle de bildi rildi: İbn-i Abbâs (r.a.) Ömer bin Hattâb (r.a.)’e: “Ben tek gün lere baktım, içlerinde yedinciden daha uygununu görmedim” demiştir. (Gunyetü’t-Tâlibîn) Ebû Hureyre (r.a.)’dan rivâyete göre Pey gamber (s.a.v.) Efendimiz: “Kim inanarak, Allâh (c.c.)’dan sevâp umarak Kadir gecesin ibâdetle geçirirse, geçmiş günâhları afvedilir” buyurmuş lardır. (Buhari) Hz. Âişe (r.anhâ)’dan şöyle rivâyet edilmiştir: Resûl-i Ek rem (s.a.v.)’e: “Yâ Resûlallâh! Kadir gecesine rastlarsam nasıl duâ edeyim? diye sordum. Resûlullâh (s.a.v.): “Allahümme inneke afüvvün tühıbbül afve fağfü annî (Allah’ım! Sen afvedersin; afvetmeyi seversin Benden sâdir olan günâhları da afvet!) diye duâ et” buyurdular. (Buhari) Süfyân-ı Sevrî (k.s.) der ki: “Kadir gecesi duâ ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir; Kur’an okuyup sonra duâ etmek daha güzeldir.” Nebî (s.a.v.) buyurdu ki: “Kadir gecesinde bir kere İnnâ enzelnâ sûresini okuyan, başka zamanda Kur’ân-ı Kerîm’i hatim edenden daha sevgilidir. Kadir gecesinde bir tesbîh, bir tehlîl, bir tahmîd söyleyen, benim yanımda, yedi yüz bin tesbih, tâhmid ve tehlîlden kıymetlidir. Bu gece çobanın koyunu sağma müddeti kadar namaz kılan, ibâdet edeni, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibâdetle geçirenden daha çok severim.” KADİR GECESİ NAMAZI Kadir gecesi 2 rekat namaz kılınır. Her rek’atte Fâtihâ’dan sonra 7 İhlas sûresi okunur. Namazdan sonra da 70 kez istiğfâr edilirse biiznillah mağfiret olunur. Bu gece bol bol “Subhanallâhi ve’l hamdulillâhi velâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber” virdine devam edilmelidir. Ayrıca bu gece tesbih namazı kılınması fazîletlidir. (www.ibadettakvimi.org)
  • Mevlana Takvimi

    KADINLAR İÇİN BİR HAK: MEHİR-14 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    14.03.2026 | 3 Min.
    "Kadınların mehirlerini bir hak olarak gönül hoşluğu ile verin. Eğer kendi istekleriyle, o mehirlerin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin." (Nisa s. 4) Ayetteki zamir, mehire gider ve âyet, mehirden az bir kısmının bağışlanabileceğini ifade eder. Kadının, zorlanmak suretiyle değil, kendi rıza ve isteğiyle verdiği kısmın helâl olduğunu belirtir. Zorla, kötü yollarla elinden alınan mehir ise helâl değildir. “Afiyetle yiyin" ifadesinden, hanım tarafından, gönül rızasıyla verilen mehrin, caiz olduğu ve yenebileceği anlaşılır. Hatta burada, mübalâğa bile vardır. Öyleyse, hanımların kendi isteğiyle size hibe etmiş oldukları mehri, istediğiniz gibi harcayabilirsiniz. Âyette, ihtiyatlı davranmanın gerekli olduğuna işaret vardır. Çünkü bu hibe, gönül rızasına bağlı kılınmıştır. Bu, sebeple kadınlar, kocaları tarafından aldatılırsa yaptıkları hibeden geri dönmeleri caizdir, denilmiştir. Aynı zamanda âyette kadınlara iyi davranmaya, aradaki sevgi ve iyiliğin pekiştirilmesine, teşvik vardır. İnsanların en hayırlısı, ailesine en hayırlı olan ve çoluk çocuğuna en çok faydası dokunandır. Rivayet edildiğine göre kadının cihadı, kocasına itaat edip, iyi bir eş olmasıdır. Selef-i sâlihin dönemi kadınları, kocaları eve geldiklerinde karşılarlar ve şöyle derlerdi: “Merhaba ey benim ve evimdekilerin efendisi." Kocasının elbisesini sırtından alır ve ayakkabılarını çıkarırlardı. Kocasını üzgün gördüğü zaman, neden üzüldüğünü sorardı. Bu üzüntünün sebebi, ahiretle ilgili olursa: "Allâh iyiliğini artırsın", dünya ile ilgili olduğunda da: “Allâh ihtiyacını karşılama hususunda sana yeter" derlerdi. Hakikat ehli kişilere göre, sâlih kadının özellikleri şunlardır: Güzelliği, Allâh (c.c.)'dan korkması, zenginliği kanaat etmesi, süsü iffeti, yani kötü ve bozucu şeylerden sakınması, farzlardan sonra yapacağı ibadeti, kocasına hizmet ve himmeti de, ölüme hazırlanmasıdır. (İsmail Hakkı Bursevi, Ruh'ul Beyân Tefsiri, Nisa s. 4)
  • Mevlana Takvimi

    EZÂN OKUYANA NEDEN İCÂBET ETMELİYİZ?-13 MART 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    13.03.2026 | 2 Min.
    Efendimiz (s.a.v.)’in bizlere emanet ettiği emir ve vasiyetlerinden biri de; ezân okuyan kişinin ezânına, sünnete göre icâbet edilmesi lüzumudur. Başka ve boş şeylerle, mânâsız hareket ve sözlerle kendimizi oyalamayarak Peygamberimiz (s.a.v.)’in getirmiş olduğu sünnete karşı bir terbiye ve edep dairesinde müezzinin söylediklerini söylemeliyiz. Yapılması icap eden her sünnetin, kendine göre bir özelliği ve vakti vardır. Meselâ: Müezzine icâbet etmenin vakti vardır, ilim öğrenmenin vakti vardır, tesbih çekmenin, Kur’an tilâvetinin vakti vardır. İmâm Buharî (r.âleyh)’nin rivayet ettikleri bir hadise göre "Şayet müezzinin sesini duyarsanız, o ne söylerse siz de onu söyleyin, ondan sonra bana salât ve selâm getirin; kim ki bana bir kez salât ve selâm getirirse Hâkk Teâlâ (c.c.) o kişiye on kez salât ve selâm göndermiş olur. Daha sonra da benim için vesile (derecesini) isteyiniz" buyurulmuştur. İmâm Ahmed (r.âleyh) şu hadisi rivayet ederler: "Ezân sesini duyan kimse "Ey Allâh’ım, ey bu faydalı namaz ve bu davetin sahibi Râbbim! Muhammed (s.a.v.)’e salât ve selâm eyle; bir daha kızmayacak şekilde bizden hoşnut kal" diye duâda bulunursa, Hâkk Teâlâ (c.c.) bu duâsını kâbul eder." Ebû Davud (r.âleyh) şu hadisi rivayet ederler: "Kim ki müezzinin sesini duyar, dediğini aynen tekrarlarsa, onun gibi ecir ve sevâb kazanmış olur." Bir rivayete göre de bu hadis şöyledir: "Müezzinin sesini duyan, dediğini olduğu gibi tekrar ederse, kıyamet günü o kişiye şefaatçi olmam vacip olmuştur." Hâkk Teâlâ (c.c.) daha iyisini bilir. (İmâm Şarani, Büyük Ahidler, s.77-78)

Weitere Religion und Spiritualität Podcasts

Über Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, Unter Pfarrerstöchtern und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.8.0 | © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 3/18/2026 - 3:38:33 AM