Zorunluluk oluşmadıkça evliliğin korunması ve boşanmaktan kaçınılması gerektiği konusunda pek çok şer’i öğüt ve ilahi uyarı bulunmaktadır. Koca, eşiyle güzel bir şekilde geçinmeli, yani söz ve davranışlarında ona karşı nazik ve cömert olmalıdır. Enes bin Malik (r.a.) anlatıyor: Ben, Hz. Peygamber (s.a.v)’e “Müminlerin iman yönünden en mükemmeli kimdir?” diye sordum. Nebi (s.a.v.): “Ailesine karşı ahlakça en güzel olanlarıdır.” diye cevap verdi. Diğer bir hadiste de “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım.” buyurulmuştur. Bir kadın kocasının meşrû isteklerine itaat eder, insani zaaflarından kaynaklanan hatalarını düzeltmeye çalışırsa, artık böyle bir kadını boşamak, insaf ve dini hassasiyetle bağdaşmaz. Nitekim ayette: “Eğer size itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın.” (Nisâ s. 34) buyurulmuştur. Bu ilahi emrin devamında ise şu uyarı yapılmaktadır: “Allah yücedir, büyüktür.” (Nisâ s. 34) Bu ayet, çok önemli ilahi uyarılar içermektedir. Adeta denilmektedir ki: Allah, sonsuz yüceliği ve büyüklüğüyle birlikte, günahkâr kullarının tövbelerini kabul eder, onları bağışlayarak affeder. O halde, hata yapıp itaate dönen eşleriniz için de siz affedici ve hoşgörülü davranmalısınız. Yine şu anlam ortaya çıkmaktadır: Kadınlar her ne kadar güçsüz olup erkeklerin zulmüne karşı kendilerini koruyamazlarsa da Allah sonsuz kudret ve adalet sahibidir. Kadınlara zulmeden erkeklerden intikam almaya muktedirdir. Erkekler, bunu düşünerek kadınlara zulmetmekten ve gereksiz yere boşamaktan sakınmalıdır! “Evlenin, fakat boşanmayın. Çünkü boşanma, Rahman’ın arşını titretir.” anlamındaki hadis-i şerif boşanmanın ne kadar kötü ve kaçınılması gereken bir şey olduğunu ortaya koymaktadır. (Ömer Nasuhi Bilmen, Ailenin Gücü Nüfusun Geleceği, s.82-83)