Zum Inhalt springen
PodcastsIslamMevlana Takvimi

Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2522 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    ZEKÂT İLE İLGİLİ BAZI MESELELER-16 EKİM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    16.10.2026 | 2 Min.
    Zekâtını verip vermediğini hatırlamayan bir kimsenin
    zekâtını yeniden vermesi lazımdır. İmâm Ebû
    Hanîfe (r.a.) ile İmâm Ebû Yûsuf (r.a.)'a göre, zekât,
    nisab miktarında olan mala gerekir. Nisabdan fazla
    olan mal helâk (yani telef olup yok olmak) olsa da,
    nisab baki kalsa, onun zekâtı da baki kalır. Çünkü
    fazlalık nisaba tâbidir.
    Bunun içindir ki, İmâm-ı A‘zam Ebû Hanîfe (r.a.)
    şöyle demiştir: “Eğer, zekât farz olduktan sonra, mal
    helâk olsa, zekât sâkıt olur.” Malın tamamı değil de,
    bir kısmı helâk olsa, helâk olan kısmın zekâtı düşer.
    Zekât icab ettikten sonra nisab helâk olsa, zekât
    helâk olmaz. Bir kimse bir ticaret malını, başka bir
    ticaret malı ile değiştirirse, bu durumda mal helâk olmuş
    sayılmaz. Değişen malın aynı cinsten olması ile
    ayrı cinsten olması müsavidir (yani eşittir, fark yoktur)
    ve bu hususta ihtilaf yoktur.
    Bir kimsenin nisab miktarındaki malı, hibe gibi
    bir sebeple karşılıksız olarak zail (elden çıkıp yok olmak)
    olup gitse veya mehir gibi bir sebeple zail olup
    gitse; veya karşılığı mal olmasa veya hizmet kölesi
    gibi, zekâta tâbi bir mal olmasa, istihlâk ederse
    (yani onu tüketip yok ederse), elinde karşılık kalsın
    veya kalmasın o şahsın zekât miktarını ödemesi
    gerekir. Bu şahıs hibesinden bir hüküm sebebi ile
    dönse veya malını geri alsa, zekât borcu da düşer.
    Keza, hibeden dönüş hâkimin hükmü ile olmasa bile,
    zekâttan muaf olur. Sahih olan budur.
    (Fetava-i Hindiyye, s.596-598)
  • Mevlana Takvimi

    İMÂM-I A’ZAM (R.A.), NEBİ (S.A.V.)’İN VÂRİSİDİR-15 EKİM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    15.10.2026 | 3 Min.
    Tek kurtuluş, sünnete sarılmakla mümkün olduğuna
    göre; bu da; Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’e ve O (s.a.v.)’in
    Yüce Ashâbı (r.a.e.)’e, ki onlara, onların sünnetlerine
    tâbi olmak da Nebî-yi Ekrem (s.a.v.)’e tâbi olmak, Nebî
    (s.a.v.)’e tâbi olmak da Allâh (c.c.)’a tâbi olmaktır, (Nisâ s. 80)
    Bu da Ehl-i Sünnet’in mutlak müctehîd imâmlarından birine
    tâbi olmakla mümkündür. Hepimizin onların fıkıhlarını
    öğrenmek ve öğrendiklerimizle âmel ederek Allâh (c.c.)’a
    kulluk yapmamız ve Nebî-yi Ekrem (s.a.v.)’e ulaşmamız
    gerekiyor. Bundan başka gidilecek bir yol ve tutunacak dal
    yoktur.
    "Âlimler, Nebîlerin vârisleridir" diye haber verilen
    ma’rifetullâh ehli ise âlimibillâh kudsî âlim zâtlardır.
    Bu hadîs-i şerîf’e şu manâ verilmiştir: "Kim ki Nebîlere
    vâris ise, ancak âlim odur." Cenâb-ı Hâkk’ı bilmeyene
    ve Cenâb-ı Hâkk’tan korkmayıp günâh işleyen kimseye
    hakîkî âlim denilemez. Âlim olan, herhangi bir maddî
    gâyesi olmaksızın, ücretsiz ve bir menfaat karşılığında
    olmayarak, sâdece Allâh (c.c.) rızâsı için hâkk yoluna,
    Şerîat-ı Mutahhara’nın emirlerine da’vet eder.
    Âl-i İmrân suresi 110. ayette geçen "Hayrü’l Ümmeti"
    ifadesinden murâd zâhir ulemâsı değildir; çünkü irs tabiri,
    pederden evlâda intikâl eden maddî (gelir olan) şeylere
    denir. Zâhir ulemâsının ilmi, irsî değil sonradan kazânılmış
    olandır. Sonradan kazânılmış olan yani vehbî (Allâh
    (c.c.) vergisi) olmayan bir ilme irsî demek doğru olmaz.
    Bu sebeble ilmi sonradan kazânmış olan zâhir âlimlerine,
    enbiyâların vârisi denilemez.
    İmâm-ı A’zam (r.a.)’in, herbiri âlemlere bedel binlerce
    talebeyi yetiştirip dünyanın dört bir yanına göndermişler ve
    onlar vâsıtasıyla Sünnet-i Seniyye teblîğ ve infâz edilmiştir.
    Başta İmâm-ı A’zam (r.a.) Efendimiz’in ve talebelerinin
    şefâatlerini Allâhü Teâlâ’dan talep ediyoruz.
    (Nûmanî, İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe (r.a.)’in Hadis İlmindeki Yeri, s.8-10)
  • Mevlana Takvimi

    DOĞRUSU BİZ SANA APAÇIK BİR FETİH İHSAN ETTİK-14 EKİM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    14.10.2026 | 3 Min.
    Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsan ettik (Fetih
    1) ayetinin tefsiri şöyledir: Bir yeri fethetmek, zorla veya
    sulh yoluyla ele geçirmektir. Buradaki fetihten maksat,
    Mekke'nin fethidir. Bu Hazret-i Enes'den rivayet edilmiştir.
    Resûlüllah (s.a.v.) Hudeybiye'den ayrıldığında bu fetihle
    müjdelenmiştir. Henüz gerçekleşmemiş olan fetihten, sanki
    olmuş gibi geçmiş zaman kipi ile bahsedilmesi, müjdeyi
    kuvvetlendirmek ve onun kesinlikle meydana geleceğini
    vurgulamak içindir. Ayrıca bu, haberi veren Allâhü Teâlâ'nın
    şanının yüceliğine de işarettir. Müslümanlar Hudeybiye'ye
    vardıkları zaman fetih kapalı ve imkânsızdı. Ne zaman ki
    iş, Rıdvan biatına geldi ve müşrikler Müslümanların birliğini,
    cihad ve savaştaki kararlılıklarını anladılar, işte o zaman
    zaafa düştüler, korktular ve anlaşma istemek zorunda
    kaldılar. Böylece, Müslümanların onlara karşı üstünlüğü
    tahakkuk etmiş oldu. Bununla birlikte bu sulh, daha önce
    kapalı olan birtakım şeylerin de açığa çıkmasına sebep
    oldu. Meselâ, müşrikler, bu sulh sebebiyle Müslümanlarla
    bir araya geldiler, onların sözlerini duydular.
    Gönüllerinde İslâm yeşermeye başladı. Çok kısa bir
    süre zarfında bir çok insan Müslüman oldu, Müslümanların
    sayısı arttı. Hatta denildiğine göre, o sene içerisinde,
    daha önce Müslüman olanların sayısı kadar, belki de daha
    fazla insan İslama girdi. Bu sulh sayesinde, Hz. Peygamber
    (s.a.v.) diğer Araplarla ilgilenme fırsatı buldu. Onlarla
    savaştı. Bir çok yeri fethetti. Hayber'in fethi özellikle kayda
    değerdir. Müslümanlar ganimetler elde ettiler. O sene,
    Rumlarla İranlılar arasında büyük bir savaş oldu. Sonuç,
    Resûlullâh (s.a.v.)'in vaadettiği gibi oldu ve onun dediği
    gibi çıktı. Efendimiz (s.a.v.)’in ve müminlerin ehl-i kitabın
    mecûsilere karşı zafer kazanmalarından dolayı sevinmeleri
    de bir nevi fetihtir. Bunların dışında, Allâh'ın (c.c.) bir takım
    yüce fetihleri ve büyük nimetleri olmuştur.
    (İsmail Hakkı Bursevi, Ruhu’l Beyan, Fetih 1)
  • Mevlana Takvimi

    ÜSTAD NECİP FAZIL’DAN ZEKA VE İBRET DOLU CEVAPLAR-13 EKİM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    13.10.2026 | 2 Min.
    Hakim, saçı sakalı uzamış Necip Fazıl Üstad’a “Maymuna dönmüşsün Necip” demiş. Necip Fazıl yüzünü duvara çevirip: “Şimdi de duvara döndüm” demiş. Necip Fazıl Kısakürek bir gün konferans verirken salondakilerden biri kürsüye salatalık fırlatır. Salatalığı eline alan Necip Fazıl salondakilere dönerek: “Birisi kimliğini göndermiş, kiminse gelsin alsın” der.
    Üstad’ın çalışma odasına giren bir yazar, kitap göremeyince: “Siz kitap okumaz mısınız?” diye sorar. Üstad cevabı yapıştırır: “Sen hiç süt içen inek gördün mü?” Şeriatçı olduğu iddiasıyla tutuklanır. Mahkemede kendini öyle canlı bir dille savunur ki, kadın hâkimin gözleri dolar. Üstad döner: “İşte şeriatın sırrı tecelli etti: Kadından ceza hâkimi olmaz.” “Allah deveyi iğnenin deliğinden geçirebilir mi?” sorusuna: “Ne deveyi küçültür, ne iğneyi büyültür. Gözbebeğine yıldızları sığdırdığı gibi geçirir.” Konferansta bir dinleyici: “Hangi gazeteden bahsediyorsunuz?” Üstad: “Ne iş yapıyorsun?” “Keresteciyim.” “Belli, otur!” Hakim: “Seni bir daha huzurumda görmeyeceğim, öyle değil mi?” Üstad: “İstifa mı ediyorsunuz?” Vapurda biri: “Peygamberlere ne gerek var?” deyince Üstad: “Niye vapura bindin ki, yüzerek geçsene.” Nazım Hikmet, zayıf bir ineği gösterip: “Oruçtan bu hale gelmiş.” Üstad: “Hayvanlar oruç tutmaz.” Uçak geri döner. Sorulunca: “Ahirete kabul etmediler, geri döndük.” “Özel arabanız yok mu?” “Ona en son bineceğiz.” Üstad treni kaçırdığı söylenince: “Kovdum gitti” der. Mahkemede: “Buradakilerin yarısı eşektir” der. Hakim geri almasını ister. Üstad: “Tamam, buradakilerin yarısı eşek değildir.” Bir genç: “Osmanlı emperyalist değil miydi?” diye sorar. Üstad: “Eğer öyle olsaydı bu soruyu Fransızca değil Türkçe sorardın.”
    (Derleme)
  • Mevlana Takvimi

    MÜKELLEFİN ŞERİATLA YÜKÜMLÜ TUTULMASI-12 EKİM 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    12.10.2026 | 2 Min.
    Şeriatın konuluşunda gözetilen şer’î maksat, mükellefin hevâ ve hevesinden koparılarak, kendi ihtiyârı ile Allâh (c.c.)’a kul olmasını sağlamaktır. Nitekim yaratılış itibarıyla zorunlu olarak zaten O (c.c.)’un kulu idi. Kulların, sadece Allâh (c.c.)’a kul olmak, O (c.c.)’un emir ve yasakları altına girmek için yaratıldığına dair açık nasslar vardır. Bunlar: "Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır. Onlardan bir rızık istemem. Şüphesiz rızıklandıran da, güç ve kuvvet sahibi olan da Allâh’tır." (Zâriyât s. 55-57) "Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de onda devamlı ol. Biz senden rızık istemiyoruz, sana rızık veren biziz." (Tâhâ s. 132) "Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Râbbinize kulluk ediniz ki, O’na karşı gelmekten korunmuş olabilesiniz." (Bakara s. 21) Sonra bu kulluğun esaslarını aynı surede açıklamış ve şöyle buyurmuştur: "Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir. Lâkin iyi olan; Allâh’a, âhiret gününe, meleklere, kitaba, peygamberlere inanan, O’nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve kölelere mal veren, namaz kılan, zekât veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefâ gösterenler, zorda, darda ve savaş alanında sabredenlerdir. İşte onlar doğru olanlardır ve sakınanlar ancak onlardır." (Bakara s. 177) Bunlar yanında yine aynı surede getirilen yükümlülükler, "Allâh’a kulluk edin, O’na bir şeyi ortak koşmayın." (Nisâ s. 36) ayeti ile benzeri mutlak surette Allâh (c.c.)’a kulluğu emreden ve genel olarak tafsilât getiren bütün ayetler, bütün bu nasslar, her hal ve durumda Allâh (c.c.)’a yönelmenin, her nasıl olursa olsun onun getirdiği hükümlere boyun eğmenin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Allâh (c.c.)’a kulluğun mânâsı da işte budur. (Şatıbi, el-Muvâfakât; İslâmi İlimler Metodolojisi, c.2, s.169-170)
Weitere Islam Podcasts
Über Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, Islam Wissen Kompakt und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.24.1 | © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 10/16/2026 - 9:55:09 AM