PodcastsIslamMevlana Takvimi

Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2404 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    ABDESTİ BOZAN DURUMLAR-09 HAZİRAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    09.06.2026 | 1 Min.
    1. Önden ve arkadan çıkan kan, meni, irin, idrar ve dışkı. 2. Arkadan çıkan yel. 3. Herhangi uzuvdan akıcı halde çıkan kan ve yaradan irin veya sarı su halinde çıkıp etrafına yayılan şey. 4. Ağız dolusu kusuntu. 5. Az veya çok bayılmak. 6. Namaz kılan bir mükellefin namaz içinde uyanık iken kahkaha ile gülmesi. 7. Çocuk doğurmak. 8. Fahiş mübaşeret, yani erkek ile kadının karınlarını veya tenasül uzuvlarını birbirine kuvvetli bir engel bulunmaksızın şehvetle temas ettirmeleri. 9. Erkeğin tenasül uzvu içerisine tamamen tıkanmış olan pamuğun bilahare dışarıya çıkması veya çıkarılması. 10. Kadının tenasül uzvuna tıkanmış pamuğun veya bezin yaş olarak dışarıya çıkması veya çıkarılması. 11. Yan yatarak veya bağdaş kurarak veya dirseklere dayanarak uyumak. 12. Çıplak hayvan üzerinde yokuşa çıkarken uyumak. 13. Teyemmüm etmiş kimsenin abdeste elverişli bir miktar suya kavuşması. 14. Özür sahipleri için namaz vaktinin çıkması. (Ömer Nasuhi Bilmen, Sualli Cevaplı Dini Bilgiler, s. 159)
  • Mevlana Takvimi

    ABDEST ALMANIN CAİZ OLDUĞU VE CAİZ OLMADIĞI SULAR-08 HAZİRAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    08.06.2026 | 2 Min.
    Bir kimse çölde veya açık arazide su bulsa, onun necis olduğunu kesin olarak bilmediği müddetçe onunla abdest alabilir ve o su varken teyemmüm etmesi caiz olmaz. Kuyunun içine ağaç yaprakları düşmüş olsa ve bu sebeple suyun üç vasfı -yani tadı, rengi ve kokusu- değişse su, inceliğini muhafaza etmiş olduğu müddetçe onunla abdest almak caizdir. İçine necis bir madde düşmüş olan su ile abdest almak caiz değildir, necasetin az veya çok olması arasında fark yoktur. Ancak suyun, akarsu olması durumunda, vasıflarından biri değişmediği müddetçe su necis olmuş olmaz. Fakat suyun vasıflarından biri değişirse necis olur ve onunla abdest almak caiz olmaz. (Akarsu, velev akışı çok zayıf olsa da saman veya bir yaprağı sürükleyip götürebilen sudur) Büyük havuz, uzunluğu ve genişliği on arşın (5,5 m), derinliği ise bir avuçtan daha fazla olan yani bir kimse eliyle bir avuç su alsa tabanı meydana çıkmayan havuzdur. Böyle bir havuzun hükmü, akarsuyun hükmü ile aynıdır. Oraya necis bir maddenin düşmesi hâlinde bakılır, eğer sidik ve şarap gibi görülemeyen bir necaset ise havuzun her tarafından abdest almak caizdir; fakat eğer hayvan leşi gibi görülebilen bir necaset ise necasetin bulunduğu taraftan abdest alınmaz, diğer taraftan alınır. Necaset sebebiyle böyle bir suyun vasıflarından birinin değişmesi durumunda o havuzdan abdest almak asla caiz değildir. (Eşref Ali et-Tehânevî, Hanefi İlmihali, s.80)
  • Mevlana Takvimi

    SIRÂT-I MÜSTAKİM ÜZERE OLMAK-06 HAZİRAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    06.06.2026 | 3 Min.
    "Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet." (Fatiha s. 6) sözünden maksad, Allâh (c.c.) rızası için büyük meşakkatleri sırtlanan öncülerin yoludur. Anlatıldığına göre Hz. Nûh (a.s.) her gün bayılıncaya kadar dövülürdü. O buna rağmen, yine her vurulduğunda, "Allâh’ım kavmime hidayet et, çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar" derdi. Bizim Peygamberimiz (s.a.v.) bu cümleyi sadece bir kere söylemiştir. Halbuki Hz. Nuh (a.s.) bir günde aynı cümleyi defalarca söylemiştir. Bu nedenle, Hz. Nûh (a.s.)’ın Peygamberimiz (s.a.v.)’den üstün olduğunu söylemek gerekir?" denilirse, buna bizim cevabımız şu olur: Cenâb-ı Hakk’ın "Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet" sözünden maksadı, kendisinden bu üstün ahlâkın istenmesi olup, Hz. Peygamber (s.a.v.)'de Fatiha’yı her gün şu kadar defa okuduğuna göre, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in bu kelimeyi söylemesi, Nûh (a.s.)’ın söylemesinden daha çok olur. Mümin Allâh (c.c.)’u tek bir delille tanıyınca, bütün varlıklarda O (c.c.)’un varlığına, ilmine, kudretine, cömertliğine, rahmetine ve hikmetine delâlet eden nice deliller olduğunu anlar. Buna göre kulun, "Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet" sözünün manası: "Ey Râbbimiz! Her şeyde, Senin zâtına, sıfatlarına, kudretine ve ilmine delâlet eden nice deliller bulduk" olur. Bu takdire göre, söz konusu olan sual kendiliğinden bertaraf edilmiş olur. Cenâb-ı Hakk "Muhakkak ki sen, doğru bir yola hidayet ediyorsun, göklerde ve yerde bulunan her şeyin kendisine ait olduğu Allâh’ın yoluna" (Şûra s. 5253) "Bu, benim dosdoğru olan yolumdur, öyleyse ona uyunuz!" (En’âm s. 153) buyurmuştur. "Sırât-ı müstakim" insanın, Allâh (c.c.)’dan başka her şeyden yüz çevirmiş: bütün kalbi, fikri ve zikriyle Allâh (c.c.)’a yönelmiş olmasıdır. (Fahruddîn Er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr Mefâtîhu’l-Ğayb, c.1, s.354-355)
  • Mevlana Takvimi

    CUMA GÜNÜ YA DA CUMARTESİ GÜNÜ ORUÇ TUTMANIN HÜKMÜ NEDİR?-05 HAZİRAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    06.06.2026 | 2 Min.
    İmam Ebu Yusuf’a (r.aleyh) göre sadece Cuma günü oruç tutmak mekruhtur. Delil olarak şu hadis getirilmiştir: Ebu Hüreyre’den (r.a.) Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Sizden birisi Cuma günü oruç tutmasın ancak bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile tutsun." (Ebî Dâvud: 2422) Aynı şekilde Cumartesi günü oruç tutmak da Ebu Yusuf’a göre mekruhtur. Bir hadiste şöyle Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Cumartesi günü farz olanlar dışında hiçbir orucu tutmayın." (Ebu Dâvud: 2423) Nevruz ve Mehrecan günlerinde de oruç tutmak caiz değildir.Zira bu durumda biz, tazim edilmesi yasak olan günlere tazim etmiş oluruz. Bu hüküm Nevruz kutlamanın da dinen caiz olmadığını göstermektedir. Oruç tutmanın yasak olduğu bu günler kendisinin âdeti olan günlere tevafuk etmişse oruç tutmasında bir beis olmaz. Hiç konuşmama şeklinde oruç tutmakta caiz değildir. Savm-i visal denilen iftar ve sahur yapmaksızın art arda oruç tutmak da caiz değildir. En faziletli olan Davud (a.s.)’ın yaptığı gibi bir gün tutup bir gün tutmamaktır. Ücret karşılığı birisinin yanında çalışan kişinin nafile oruç tutması durumunda işini gereği gibi yapamaması halinde işverenin izni olmaksızın oruç tutması caiz olmaz. (Sualli Cevaplı İslam Fıkhı, c. 3, s. 390-392)
  • Mevlana Takvimi

    ŞEHİT SULTAN ABDÜLAZİZ -04 HAZİRAN 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    04.06.2026 | 2 Min.
    Sultan Abdülaziz, 32. Osmanlı padişahı ve II. Mahmud ile Pertevniyal Valide Sultan'ın oğludur. 7-8 Şubat 1830 gecesi doğdu. Kardeşi Sultan Abdülmecid'in ölümünden sonra tahta çıktı. Kardeşi Abdülmecid’in saltanatı süresince oldukça serbest bir hayat yaşadı ve itinalı bir eğitim gördü. Kardeşinin ölümü üzerine 25 Haziran 1861’de tahta çıktı. Sultan Abdülaziz İngiltere ve Fransa’nın davetini kabul ederek 21 Haziran 1867 tarihinde Avrupa seyahatine çıktı. Böylece Osmanlı tarihinde yabancı ülkelere seyahate çıkan yegâne padişah oldu. Karşılaşılan en büyük güçlük malî sıkıntı olduğu için, Abdülaziz hükümetten, önce bu konunun ele alınmasını istedi. Alınan bu tedbirlerle devletin malî durumu düzeldi. Avrupa’dan pek çok yeni model silâh satın aldı. Satın alınan büyük çaplı toplarla Boğazlar ve sınır boylarındaki kaleler tahkim edildi, tophâne modernleştirildi. Abdülaziz denizciliğe de büyük önem verdi. İngiltere ve Fransa ayarında bir donanmaya sahip olabilmek için bütçe gücünün üstünde paralar harcadı. Tersaneler ıslah edildi. Abdülaziz döneminde ulaşım ve haberleşme alanında önemli ilerlemeler kaydedildi. Abdülaziz’in saltanatı süresince millî eğitimde, teknik ve meslekî eğitimde de ileri adımlar atıldı. Midhat ve Hüseyin Avni paşalar Abdülaziz’i hem devlet için hem de kendileri için zararlı gördüklerinden düşmanca bir tavır içinde idiler. Sultan Abdülaziz'in tahtan indirilmesini ve yerine yeğeni V.Murad'ın geçirilmesini sağladılar. Bu darbe sonrası Sultan 4 Haziran 1876 günü odasında bilek damarları kesilmiş bir vaziyette şehit edildi. (Cevdet Küçük, İslam Ansiklopedisi, c.1, s.179-185)
Weitere Islam Podcasts
Über Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, Muhammad Dibirov und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.9.7| © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 6/9/2026 - 2:45:28 PM