Zum Inhalt springen
PodcastsIslamMevlana Takvimi

Mevlana Takvimi

Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi
Neueste Episode

2457 Episoden

  • Mevlana Takvimi

    YABANCI SEYYAHLARIN GÖZÜNDEN OSMANLI HAYIRSEVERLİĞİ-04 AĞUSTOS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    04.08.2026 | 2 Min.
    Fransız Seyyah Du Loir, Osmanlı’daki misafirperverlik, misafirhaneler, yolculara, kimsesizlere, fakirlere, mahkûmlara ve hastalara karşı aklın ve hayalin sınırlarını aşan, toplumun geniş kesimlerini saran bu hayırseverlik ve hayırda yarışma furyası hakkında şaşkınlık ve hayranlığını gizleyememiştir. Konuyla alakalı Fransız seyyah Jean de Thévenot’un, 1665’te yazdığı seyahatnamede yer alan şu ifadeler, Müslümanlar için gayet tabii, ancak Batılılar için gayet şaşırtıcı ve inanılmaz hadiselerdir: “Kimisi daha hayattayken servetiyle fukaraya bakar, kimisi ölürken hastaneler tesisi yahut köprülerle kervansaraylar veyahut yol boylarında çeşmeler inşası için muazzam sermayeler bırakır; hatta birçokları da bu hayrat ve hasenatı daha sağlıklarında yaparlar.” Bir diğer çarpıcı tespit, 18. yüzyılda Osmanlı topraklarında yaşamış Fransız General Comte de Bonneval’a aittir: “Hiçbir istisnası olmamak şartıyla bütün Türkler; ne din farkına, ne de ihtiyaç sahiplerinin geçmiş fiil ve hareketlerine bakmaksızın bütün muhtaçlara yardım ederler. Çünkü onların nazarında herhangi bir şaki (eşkıya) hayat değiştirip mükemmel bir veli olabilir. İşte bundan dolayı Türk hayrat ve hasenatından hiçbir kimse mahrum edilmez.” 1550’li yıllarda Avusturya elçisi Busbeck’e “Türkiye’de her şey insanileşmiş, her katı yumuşamıştır. Hayvanlar bile.” dedirtecek ölçüde, vakıf anlayışının Osmanlı’yı ne denli insanî ve medenî hale getirdiğiyle alakalı seyyah Hans Lewenklaw’ın görüşleriyse şöyledir: “Türkler, yalnızca yoksullara karşı iyiliksever olmakla yetinmezler; onlar caddeleri onarırlar, yolcuların istifade etmesi için çeşmeler yaparlar. Müslüman olsun olmasın herkesin iyiliği için, hastane, otel, hamam, köprü ve cami inşa ettirirler.” (İsmail Çolak, Zafer Dergisi, Haziran 2012, 426. Sayı)
  • Mevlana Takvimi

    CEMAATLE NAMAZLA İLGİLİ NEBEVÎ UYARILAR-1-03 AĞUSTOS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    03.08.2026 | 2 Min.
    Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allâhü Teâlâ (şu) üç kimseye lanet etsin: 1. Cemaat istemediği halde (öne) geçip imam olana. 2. Kocası kendisine küs olduğu halde geceleyen kadına. 3. "Haydin namaza, haydin felaha" çağırışım (ezanı) duyup da icabet etmeyen adama." Ebû Hüreyre diyor ki: "Haydin namaza, yönelin felaha" sesini duyup da icâbet etmeyen kimsenin kulağına (eritilmiş) kurşun akıtılması daha hayırlıdır." Ebû Davud’un rivayetinde şöyle denilmektedir: İki gözü görmeyen İbn Ümmü Mektum, Nebi (s.a.v.)’in huzuruna geldi ve: "Yâ Resûlullâh Medine zehirli ve yırtıcı hayvanları çok olan bir yerdir. Halbuki benim gözlerim görmüyor, evimde namaz kılmam için bana ruhsat (izin) var mı?" Nebi (s.a.v.): "Haydin namaza, yönelin felaha" sesini (ezanı) işitiyor musun? " Evet duyuyorum. Nebi (s.a.v.): "Öyle ise icabet et" buyurdu. Hâkim, Müstedrek’inde, İbn Abbas’dan, şöyle rivayet etmiştir: "Her kim ezanı işitir de kendisini o ezana icabetten bir özür engellememişse onun namazı yoktur." (Mecliste bulunanlar): "Ya Resûlullâh, (meşru) özür nedir? Nebi (s.a.v.): "Korku ve hastalıktır" buyurdu. Hz. Ali (r.a.) diyor ki: "Mescide komşu olan için (farz) namaz ancak mescittedir." Kendisine soruldu: "Kimler mescide komşu sayılır?", O: "Kim ezanı duyuyorsa" cevabını verdi.Yine Hz. Ali şöyle diyor: "Her kim ezanı duyar da, icâbet etmezse (cemaate gelmezse) onun namazı başından yukarıya geçmez. Gitmemesi özre dayanması müstesna." (İmam Zehebî, Büyük Günâhlar, s. 231-232)
  • Mevlana Takvimi

    TEYEMMÜM-02 AĞUSTOS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    02.08.2026 | 2 Min.
    Teyemmümün meşru kılınması, Peygamberimiz (s.a.v.)’in hicretinin beşinci senesindedir. Hicretin beşinci senesi Şaban ayının ilk günlerinde Huzaa Kabilesi’nin bir oymağı olan Benî Mustalik Gâzvesi’nde, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) ile bin kadar İslâm askeri susuz bir yerde gecelemişlerdi. Sabah namazını kılmak için abdest alacak su bulamadılar. Sabaha yakın "Yolculukta bulunupta su bulamazsanız, temiz toprak ile teyemmüm ediniz" (Nisa s. 43) meâlindeki ayet-i kerime nazil oldu. Teyemmüm ile namaz kılmalarına müsaade olundu. Ashâb-ı Kiram (r.a.e.) çok sevindi. Teyemmüm ederek sabah namazını kıldılar. Teyemmümün rükünleri (farzları) ellerini teyemmümde kullanacağı şeye vurduktan sonra iki kolu ve yüzü meshetmektir. Teyemmümün sahih olması için aşağıdaki 9 şartın bulunması lâzımdır: 1. Niyet. 2. Şehir içinde bile olsa, suyun en az bir mil (1609 metre) uzakta olması gibi, teyemmüm yapmayı mubâh kılan bir mazeretin bulunması. 3. Teyemmüm yapılacak maddede bulunması icâp eden şartlar: a. Yeryüzü cinsinden toprak, (eli zedelemeyecek şekilde olan kireç) düz taş, kum gibi maddeler. b. Ağaç ve odun gibi yanıp kül olmayan şeyler. c. Demir (bakır, altın) ve cam gibi erimeyen ve yumuşamayan şeyler. 4. Teyemmümde, yüzün tamamı ile kollar dirseklerle berâber meshedilmelidir. Dar yüzük ve bilezikler ya çıkarılır veya hareket ettirilir. Nitekim, tozlar parmakların arasına girmediği takdirde de parmak aralarını hilallemek vâcibtir. 5. El ile mesh edilince, elin çoğuyla mesh etmek lâzımdır. En az üç parmakla meshetmek şarttır. 6. Aynı mekâna da olsa, ellerinin içiyle (birincisinde yüz, ikincisinde kollar için) yere iki defa vurmak icap eder. 7. Toprağın deriye değmesine engel olacağı için, mum ve iç yağı gibi maddelerin deri üzerinde bulunmaması gerekir. 8. Kişinin, teyemmüm yapmadan önce suyu bulacağını umduğu yere gitmesi (araştırması) gerekir. (Muhammed Alâüddin, El-Hediyyetü’l- Alâiyye, s.76-80)
  • Mevlana Takvimi

    HZ. EBUBEKİR (R.A.)’IN HUTBESİ-01 AĞUSTOS 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    01.08.2026 | 2 Min.
    İbn Asakir'in Musa bin Ukbe'den naklettiğine göre, bir defasında Ebu Bekir (r.a.) hutbe vermekteydi ve şöyle söyledi: “Alemlerin Rabbine hamdolsun; sadece O'na hamd eder, sadece O'ndan yardım dilerim; ölümden sonra gelen için O'ndan rahmet dilerim. Şüphesiz ki benim ve sizlerin eceli yaklaşmaktadır. Şehadet ederim ki, ne Allâh'tan (c.c.) başka bir ilah ne de O'na ortak olan vardır. Hz. Peygamber (s.a.v.) O'nun elçisi ve gönderdiği hakikatın müjdecisidir, uyarıcısıdır ve ışıldağıdır; O (s.a.v.) ki, hayatta olanları uyaracak ve Allâh'ın (c.c.) kavlini kafir olanlara hakkı ile ulaştıracaktır. Kim ki Allâh'a (c.c.) ve O'nun elçisine (s.a.v.) itaat eder, doğru yoldadır ve kim ki bu ikisinin hilafında davranır, onlar da apaçık bir sapkınlık içindedir. Allâh'a takva etmeniz, O'nun sizler için kanun koyduğu ve yol gösterici olan emirlerine bağlı kalmanız benim size buyruğumdur. Zira Kelimetü'l-İhlas'ın ardından İslam'ın cümle kaideleri, Allâh'ın size hükmetmesi için tayin ettiklerine itaat etmek ve onları duymaktır. Her kim Allâh'a itaat eder, herkesçe bilinen emre karşı sorumluluk takınır ve inkardan sakınır, şüphesiz ki o muvaffak olur, Hak'tan üzerine vazife olanları yerine getirmiş olur. Ey siz beyhude arzuların peşinden koşanlar! Şüphesiz ki şehvetten, oburluktan ve öfkeden sakınanlar muvaffak olur. Ey siz gururuna düşkünler! Topraktan yaratılmış olanda gurur ne arar? O değil midir ki tekrar toprağa dönecek ve bedeni solucanlara yiyecek olan? O ki, şimdi hayatta, yarın toprağın altında değil midir? Bu yüzden gün gün ve saat saat doğru olunuz. Mazlumların bedduasından korkunuz ve kendinizi ölüler arasında sayınız. Sabırlı olunuz; tüm işler sabrın sonucudur." (Celaleddin Suyuti, Halifeler Tarihi, s.114)
  • Mevlana Takvimi

    VİTİR VE GECE NAMAZININ FAZÎLETİ-31 TEMMUZ 2026-MEVLANA TAKVİMİ

    31.07.2026 | 2 Min.
    Mübarek b. Avf el-Ahmesî (r.âleyh)’in rivayetine göre; Hz. Ömer (r.a.) şöyle demiştir: "Akıllı olanlar vitir namazını gecenin ilk kısmında, güçlü olanlar ise gecenin sonunda kılarlar. Bu son durum daha fazîletlidir." Hz. Ali (r.a.)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Vitir namazı üç vakitte kılınabilir. İstersen gecenin ilk kısmında onu kılar, sonra ikişer rekâtlar halinde namaz kılabilirsin. İstersen bir rekât kılar, ondan sonra yatar, uyandığında ise vitrin geriye kalan kısmını ona ilave edersin. Sonra, gecenin son kısmında vitrini tamamlarsın. İstersen, vitir namazını gece içinde kılacağın en son namaz yaparak gecenin en sonunda kılarsın." İbn Ömer (r.a)’den rivayet olunan bir hadiste: "Gece namazları ikişer rekâtlar halinde kılınır. Ancak sabah namazının vaktinin girmesinden korkuyorsan; hemen vitir namazını kıl." (Müslim) Resûlullâh (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ey Kur’an ehli! Her gece vitir namazını kılınız. (Ebû Davud) Bir hadiste zikredildiğine göre: "Gecede öyle bir zaman vardır ki, Müslüman bir kul, o vakitte dini ve dünyasıyla ilgili bir hayır istese, yüce Allâh mutlaka onu verir." (Müslim) Başka bir haberde de: "Kul o anda namaz kılar veya duâ ederse, mutlaka istediği kâbul olur." buyurulmuştur. Bu, her gece için geçerlidir." (Ali Nasıf) Amr b. Anbese (r.a.)’in hadisinde ise şöyle buyurulur: "Gecenin son kısmında namaz kılmaya devam et. Çünkü o vakit, şahitli olan vakittir. (Münzirî) (Ebû Tâlib El-Mekkî, Kûtu’l Kulûb, c.1, s.167-170)
Weitere Islam Podcasts
Über Mevlana Takvimi
Mevlana Takvimi günlük takvim yazıları
Podcast-Website

Höre Mevlana Takvimi, Muhammad Al-Luhaidan und viele andere Podcasts aus aller Welt mit der radio.at-App

Hol dir die kostenlose radio.at App

  • Sender und Podcasts favorisieren
  • Streamen via Wifi oder Bluetooth
  • Unterstützt Carplay & Android Auto
  • viele weitere App Funktionen
Rechtliches
Social
v8.12.1 | © 2007-2026 radio.de GmbH
Generated: 8/4/2026 - 12:21:35 PM